Deftere En Son Yazýlan

AV-DER
DERNEÐÝMÝZÝN DÜZENLEMÝÞ OLDUÐU DOSTLUK VE DAYANIÞMA GECESÝNÝN BÝLET SATIÞLARI BAÞLAMIÞTIR.TÜM ÜYELER...

Kimler Sitede

Þuanda 13 misafir baðlý

Giriþ Formu

Þablon Seçici

rhuk_solarflare_ii
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator

Anasayfa
HAVUÇ, YUMURTA ve KAHVE
Yazar sefa aðbulut   
Perþembe, 13 Eylül 2007
HAVUÇ, YUMURTA ve KAHVE

Bir baba ile kýzý dertleþiyorlarmýþ. Kýzý hayatýnda çok sýkýntý yaþadýðýný ve bunlarla nasýl baþedeceðini bilemediðini söylemiþ babasýna. Hatta sorunlar ardý arkasýna devam ediyormuþ hayatýnda.

Babasý kýzýný dinlemiþ, dinlemiþ ve "gel, sana birþey göstereceðim!" diye kýzýný mutfaða götürmüþ. Baba ünlü bir aþçý imiþ.

Ocaða 3 tane eþit büyüklükte kap koymuþ, 3'üne de eþit su doldurmuþ ve 3'ünün de altýný ayný miktarda yakmýþ. Ýlk kaba bir havuç, diðerine bir adet yumurta, diðerine ise de bir avuç çekilmemiþ kahve çekirdeði koymuþ.

Ve her üçünü de tam 20 dakika piþirmiþ. Daha sonra ateþi kesmiþ. Masaya iki tabak ve boþ bir bardak koyarak, ilk önce haþlanmýþ havucu bir tabaða almýþ. Sonra artýk epey piþmiþ olan yumurtayý alýp bir tabaða koymuþ. En sonunda da artýk suya iyice sinmiþ ve tam kývamýnda kahve görüntüsü olan kahve'yi de bardaða boþaltmýþ.

Kýzýna þu soruyu sormuþ: "Kýzým ne görüyorsun?"
Kýzý demiþ ki: "Havuç, yumurta ve kahve."

Kýzýný elinden tutup masaya yaklaþtýrýp daha yakýndan bakmasýný ve hissetmesini istemiþ. Kýzý demiþ ki:"Ne görüyorum.. Haþlanmýþ yumuþak bir havuç (Bunu yaparken çatalý havuca batýrmýþ ve yumuþaklýðýný hissetmiþ), artýk piþmekten içi katýlaþmýþ bir yumurta (yumurtayý eline almýþ, hatta bi tarafýndan masaya vurup, çatlatmýþ ve içini görmüþ) ve bir bardak kahve. (Biraz içmiþ) "Hatta tadý oldukça iyi""

"Baba, bunu niçin bana gösteriyorsun?" diye sormuþ.

"Bak demiþ, hepsi ayný tür kapta, ayný sýcaklýkta, ayný süreyle piþti. Fakat hepsi bu etkiye farklý tepki verdiler.

Havuç ilk baþta sertti, güçlü idi. Ama kaynatýlýnca yumuþadý hatta güçsüzleþti. Yumurta çok kýrýlgandý, hafifçe dokunsan çatlayabilirdi, ama kaynatýlýnca içi sertleþti, hatta katýlaþtý. Bir avuç çekilmemiþ kahve ise yine sertti, hepsi birbirine benziyordu, ama ýsýtýlýnca ne oldu, bu kahve çekirdekleri, ýsýndýlar, gevþediler, ve içinde olduklarý
suya yayýldýlar. Koku yaydýlar, tad yaydýlar ve suyu eþsiz lezzet taþýyan bir kahve'ye çevirdiler."
"Kýzým sen hangisisin?" diye sormuþ adam. "Zorluklarla karþýlaþtýðýn zaman nasýl tepki gösteriyorsun?"

Siz hangisisiniz? Havuç gibi sert bir kiþi misiniz, ama sorunlar yaþayýnca, yumuþuyor ve güçsüzleþiyor musunuz? Yumurta gibi, içi yumuþak, her an kýrýlabilir bir kiþimisiniz? Sorunlar karþýsýnda (ölüm, ayrýlýk, krizler, vs.vs,), güçleniyor ve sertleþiyor musunuz? Yoksa bir kahve çekirdeði gibi misiniz? Kahve sýcak suyu deðiþtirir, hatta suyun
sýcaklýðý en üst dereceye çýktýðýnda, en lezzetli kahve ortamý hazýr olur. Lezzet en belirgin haline ulaþýr.

Eðer bu kahve çekirdeði gibi isen, çevrende ne kadar sorun olursa olsun, bunlarý olumluya çevirebilirsin. Çevrene güzel tadlar, duygular katarsýn. Kendini ve çevreni daha iyi yapmak için çalýþýrsýn.

Siz hangisisiniz?
 Yorum yazýnýz (2 Yorum)
Son Güncelleme ( Perþembe, 13 Eylül 2007 )
 
Arkadaþlýk üzerine
Yazar sefa aðbulut   
Perþembe, 13 Eylül 2007
Arkadaþlýk üzerine 

Bazý arkadaþlarýnýz zaaflarýnýzý öðrenmeye çalýþýr,
bulur ve kullanýr..
Bazý arkadaþlarýnýz da zevklerinizi tespit
eder, onlara hitap etmeye uðraþýr.

Bazý arkadaþlarýnýz zayýflýklarýnýzý görür basýnýza
vurur.
Bazý arkadaþlarýnýz da zayýflýklarýnýzý bilir,
örtmeye çalýþýr..

Bazý arkadaþlarýnýz hazlarýnýzý kullanarak, sizden
menfaat bekler.
Bazý arkadaþlarýnýz da hazlarýnýzý öðrenerek sizi
memnun etmeye kalkýþýr.

Bazý arkadaþlarýnýz ayaðýnýz tasa deðdiðinde sizi
terkeder.
Bazý arkadaþlarýnýz da ayaðýnýza diken batsa
yüreðinden kan damlar.

Bazý arkadaþlarýnýz cebinize yakindir.
Bazý arkadaþlarýnýz da yüreðinize.

Bazý arkadaþlarýnýz sizi ortak olduðunuz her amaçta
ikinci görmek ister.
Bazý arkadaþlarýnýz ise omuzlarýna çýkarýr,
ikinciniz olmaktan þeref duyar.

Bazý arkadaþlarýnýz sýkýntýnýz sorununuz olmadýðýnda
yanýnýzdadýr.
Bazý arkadaþlarýnýz sýkýntýlarýnýzý paylaþmaya
koþar.

Bazý arkadaþlarýnýzla, sofrayý paylaþýrsýnýz.
Bazý arkadaþlarýnýzla, kavgayý.

Birinciler arkadaþtýr, ikinciler ise dost.

Ve bilir misiniz, her zaman birincileri tercih
eder, ikincileri aþaðýlarýz.
Ve bilir misiniz, o yüzden hakiki dostluk yok
denecek kadar az olur.

Yorum yazýnýz (0 Yorum)
Son Güncelleme ( Perþembe, 13 Eylül 2007 )
 
KÖYÜMÜN TOPRAÐINI VE SELAMINI GETÝR EY YOLCU
Yazar Selin   
Çarþamba, 12 Eylül 2007

 

Dur yolcu nereye gitmektesin haber vermeden

Belki bir selam gönderirdik caným köyüme

Senden bozkýrýmýn bir avuç topraðýný isterdim belki de

Topraðýmý elime, yüzüme sürmek isterdim kim bilir

Yolcu dön bir bak periþan halime

Ýstesem de gelemediðimi sende biliyorsun, köyüme

Tütmekte, acýtmakta bozkýrýmýn özlemi

Neden götürmüyorsun selamýmý

Niçin getirmiyorsun bir avuç topraðýmý 

 Çok þey istemiyorum senden yolcu

Küsmüþsün köyüm gibi belki de bana

Uðramadýðým için, nankörlük yaptýðým için

Böyle mi düþünüyorsun ey yolcu  

Yolcu tamam dönme, yüzüme bakma git

Kulaklarýnýn duyduðu sesi kendine hedef et

Ellerinde bir avuç topraðýmý, dudaklarýnda köyümün selamýný ilet

Bu da bana ömrümce yeter ey yolcu......

 

Yorum yazýnýz (2 Yorum)
Son Güncelleme ( Perþembe, 13 Eylül 2007 )
 
12 Eylülü unutmayýn unutturmayýn!
Yazar sefa aðbulut   
Çarþamba, 12 Eylül 2007

 12 Eylül Darbesi

 

12 Eylül vikipedini oldugu gibi buraya aktardým unutmayalým veye bilgilerimizi tazeleyelim diye 

12 Eylül 1980

12 Eylül Darbesi veya 1980 Darbesi, Türkiye'de, Türk Silahlý Kuvvetleri'in 12 Eylül 1980 günü emir komuta zinciri içinde gerçekleþtirdiði askeri müdahale. 27 Mayýs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtýrasýnýn ardýndan Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlý kuvvetlerin yönetime üçüncü açýk müdahalesi. Bu müdahale ile Süleyman Demirel'in Baþbakan'ý olduðu hükümet görevden alýndý, Türkiye Büyük Millet Meclisi laðvedildi, 1970 sonrasýnda deðiþtirilen 1961 Anayasasý tamamen rafa kaldýrýldý ve Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandýðý bir baský dönemi baþladý.

Sýkýyönetim ilaný

Genelkurmay Baþkaný Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutaný Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutaný Orgeneral Tahsin Þahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutaný Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutaný Orgeneral Sedat Celasun'dan oluþan Milli Güvenlik Konseyi, radyodan okunan ilk bildiriye göre:

Ýç Hizmet Kanununun verdiði Türkiye Cumhuriyeti'ni kollama ve koruma görevini yüce Türk Milleti adýna emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararýný almýþ ve ülke yönetimine bütünüyle el koymuþtur.

12 Eylül dönemi

Genelkurmay Baþkaný Orgeneral Kenan Evren ve Kuvvet Komutanlarý tarafýndan oluþturulan askeri cunta Milli Güvenlik Konseyi adý altýnda 1983 genel seçimine kadar Türkiye'ye iliþkin tüm kritik kararlarý aldý.

Darbe ardýndan geçen 3 yýl içerisinde önemli kanunlarýn tamamýna yakýný deðiþtirildi ve cuntanýn belirlediði Danýþma Meclisi tarafýndan hazýrlanan Anayasa, 1982 yýlýndaki halk oylamasýnda, yüzde 92'lik "Evet" oyu ile büyük farkla kabul edildi. Halk oylamasýnda 'Hayýr' oyu kullananlarý sandýk baþýnda baský altýnda tutmak için rengi dýþardan görünen oy pusulalarý kullandýrýldýðý iddia edildi ama bu, Anayasa'nýn çok büyük çoðunlukla kabul edilmesini açýklayan tek neden deðildi. Anayasa'nýn kabulünün bir baþka önemli etkeni olarak, ihtilal öncesi iç savaþ ortamý nedeni ile vatandaþlarýn kendi hayatlarýndan endiþe etmesi de ifade edilir.[2]

12 Eylül 1980 darbesi, Türkiye'de halkýn önemli bölümü tarafýndan sosyal,siyasi ve ekonomik sorunlarýn hiçbirine çözüm bulamayan iflas etmiþ parlamenter rejimin 'haklý' alternatifi olarak görüldü. Bu nedenle, darbeye bir direniþ olmadýðý gibi, büyük çoðunluk, darbe liderlerini, ülkenin yeni liderleri olarak kýsa sürede benimsedi.

Ayný halk oylamasýnda, Kenan Evren Cumhurbaþkaný seçildi. Kabul edilen Anayasa'da, cunta üyelerinin ömür boyu yargýlanmasýný engelleyen geçici 15. madde, seçimlerle iktidara gelen hiçbir hükümet tarafýndan kaldýrýlmadý ve 12 Eylül liderlerinin dokunulmazlýðý sürdü.

Darbe gerekçeleri

12 Eylül 1980 askeri darbesinin gerekçeleri arasýnda ülkede yaygýnlaþan siyasi cinayetler, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin birçok tur ardýndan Cumhurbaþkaný'ný seçememesi ve 6 Eylül günü Konya'da Necmettin Erbakan önderliðinde yapýlan ve darbe liderlerinin þerîat amaçlý bir kalkýþma giriþimi olarak nitelediði yürüyüþ gösterildi.

Ülkede týrmandýrýlan sað - sol ve alevi - sünni gerginliði bireysel ve kitlesel siyasi cinayetleri besledi. 12 Eylül 1980 öncesinde sað ve sol siyasi hareketin önde gelen temsilcileri cinayetlere kurban gitti. Doç. Bedrettin Cömert, Abdi Ýpekçi, Gün Sazak, Nihat Erim ve tanýnmýþ birçok kiþi sað ve sol gruplara mensup militanlar tarafýndan öldürüldü. Darbe öncesinde siyasi cinayetlerin sayýsý her gün 30'a yaklaþýyordu.

12 Eylül 1980'e gelindiðinde 19 ilde sýkýyönetim uygulanýyordu.

Ülkede, yönetemeyen hükûmet, karar alamayan Meclis ve ardý arkasý kesilmeyen siyasi cinayetlerin yol açtýðý yýlgýnlýk havasý, 12 Eylül öncesi dönemin son Baþbakaný Süleyman Demirel'in "70 sente muhtacýz" sözü ile özetlenen iþsizlik, kýtlýk ve iþyeri anlaþmazlýklarý ile yoðunlaþtý.

Darbe ardýndan, siyasi cinayetlerin çok kýsa sürede sona ermesi, güvenlik güçlerinin þiddet eylemlerini darbe öncesinde neden önlemediði / önleyemediði sorularýný da beraberinde getirdi. Amerika Birleþik Devletleri yönetiminin darbeden haberdar olduðu ve darbe gecesi Baþkan Jimmy Carter'a "bizim çocuklar iþi bitirdi" anlamýnda bir mesajýn, bir toplantýnýn ortasýnda iletildiðinin anlaþýlmasý, 12 Eylül'de ABD'nin rolü konusunu da tartýþmalara açtý.Darbeden sonra ilk idam edilenler 9 ekim 1980 tarihinde ülkücü Mustafa Pehlivanoðlu ve sol görüþlü Necdet Adalý olmuþtur.

Türkiye'nin Doðu ve Güneydoðusu'nda baþlatýlan ayrýlýkçý silahlý hareket, 12 Eylül yönetiminin getirdiði Kürtçe konuþma yasaðý ile güçlendirildi ve gerekçelendirildi. Diyarbakýr Cezaevi baþta olmak üzere bölge cezaevlerindeki kötü muamele, 1983 seçimlerinden sonra yoðunlaþacak Kürdistan Ýþçi Partisi (PKK) adýna terör eylemlerini gerçekleþtirenlerin gerekçelerinden biri oldu. Bu cezaevlerinde tutulan PKK militanlarýnýn önemli bölümü, daha sonra, PKK yöneticileri arasýnda yer aldý.

12 Eylül 1980 ardýndan partiler laðvedildi, parti liderleri önce askeri üslerde gözetim altýnda tutuldu, ardýndan yargýlandý. Bu durum, siyasi partilerin sürekliliði konusunda tarihsel sorunlar yaþayan Türkiye'de siyasi temsilin demokratikleþmesi önünde yeni bir engel oluþturdu, siyasi gelenekler geçici de olsa alt-üst edildi.

1983 Genel Seçimleri

Ana madde: 1983 Türkiye Cumhuriyeti Milletvekili Genel Seçimleri

6 Kasým 1983 genel seçimine, kapatýlan eski siyasi partilerin hiçbiri katýlamadý; 1982 yýlýnda hazýrlattýðý Anayasa'yý onaylayarak cuntayý destekleyen seçmen, cuntanýn iþaret ettiði emekli Orgeneral Turgut Sunalp liderliðindeki Milliyetçi Demokrasi Partisi yerine Turgut Özal liderliðindeki Anavatan Partisi'ni Türkiye'yi yönetmek üzere seçti. Daha sonra, siyasi yasaklarýn kalkmasý ile eski liderler ve eski kadrolar, yeni partiler ile seçimlere katýldý.

1983 yýlýndaki genel seçimde Turgut Özal'ýn Baþbakan olmasý ile Türkiye ekonomisinin küresel entegrasyonu baþladý. Bu anlamda, tasarlamadan da olsa, 12 Eylül cuntasý, içe dönük kapalý bir ekonomiye sahip olan Türkiye'yi olumlu ve olumsuz tüm yönleri ile küresel ekonominin bir parçasý haline getiren geliþmeleri tetikledi.

ABD'nin rolü

Ýlk kez Mehmet Ali Birand'ýn 12 Eylül 04.00 (1984) adlý kitabýnda ortaya atýlan, 12 Eylül Darbesi sýrasýnda dönemin ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Türkiye Masasý Sorumlusu Paul Henze'in askeri müdahaleyi haber alýrken haberi ulaþtýran diplomatýn your boys have done it -- seninkiler yaptý/bizim çocuklar iþi bitirdi - anlamýndaki konuþmasý, 12 Eylül Darbesi içinde ABD'nin rolü konusunda tartýþmalara neden olmuþtur. Henze'den sonra Ankara’daki çocuklar baþardý þeklindeki mesaj Baþkan Jimmy Carter’a iletilmiþtir. Paul Henze 2003 yýlýnda bir Türk gazetesine verdiði demeçte Bizim çocuklar iþi baþardý sözlerinin Mehmet Ali Birand'ýn uydurmasý olduðunu belirtmiþ, ancak kýsa bir süre sonra Birand 1997'de Henze ile yaptýðý görüþmenin sesli ve görüntülü kayýtlarýný yayýnlayarak Henze'i yalanlamýþtýr.

Sýkýyönetim uygulamasýnýn kaldýrýlmasý

Sýkýyönetim uygulamasýnýn tarihlere göre kaldýrýldýðý iller:

19 Mart 1984Bilecik, Bitlis, Burdur, Çanakkale, Çankýrý, Gümüþhane, Isparta, Kastamonu, Kýrklareli, Kýrþehir, Kütahya, Muþ, Sinop
19 Temmuz 1984Afyon, Amasya, Aydýn, Balýkesir, Bolu, Çorum, Muðla, Nevþehir, Niðde, Rize, Sakarya, Tekirdað, Yozgat
19 Kasým 1984Denizli, Giresun, Kayseri, Konya, Manisa, Uþak
18 Mart 1985Antalya, Bursa, Eskiþehir, Hakkari, Ýçel, Kocaeli, Malatya, Kahramanmaraþ, Samsun, Sivas, Tokat, Zonguldak
19 Temmuz 1985Ankara, Artvin, Edirne, Erzincan, Ýzmir, Ordu
19 Eylül 1985Trabzon
19 Kasým 1985Adana, Adýyaman, Aðrý, Erzurum, Gaziantep, Hatay, Ýstanbul, Kars
19 Mart 1986Bingöl, Elazýð, Tunceli, Þanlýurfa
19 Mart 1987Van
19 Temmuz 1987Diyarbakýr, Mardin, Siirt

Darbenin sonuçlarý

  • 650.000 kiþi göz altýna alýndý
  • 1 milyon 683 bin kiþi fiþlendi.
  • Açýlan 210 bin davada 230 bin kiþi yargýlandý.
  • 7 bin kiþi için idam cezasý istendi.
  • 517 kiþiye idam cezasý verildi.
  • Haklarýnda idam cezasý verilenlerden 50'si asýldý (26 siyasi suçlu, 23 adli suçlu, 1'i Asala militaný).
  • Ýdamlarý istenen 259 kiþinin dosyasý Meclis'e gönderildi.
  • 71 bin kiþi TCK'nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargýlandý.
  • 98 bin 404 kiþi örgüt üyesi olmak suçundan yargýlandý.
  • 388 bin kiþiye pasaport verilmedi.
  • 30 bin kiþi sakýncalý olduðu için iþten atýldý.
  • 14 bin kiþi yurttaþlýktan çýkarýldý.
  • 30 bin kiþi siyasi mülteci olarak yurtdýþýna gitti.
  • 300 kiþi kuþkulu bir þekilde öldü.
  • 171 kiþinin iþkenceden öldüðü belgelendi.
  • 937 film sakýncalý bulunduðu için yasaklandý.
  • 23 bin 677 derneðin faaliyeti durduruldu.
  • 3 bin 854 öðretmen, üniversitede görevli 120 öðretim üyesi ve 47 hâkimin iþine son verildi.
  • 400 gazeteci için toplam 4 bin yýl hapis cezasý istendi.
  • Gazetecilere 3 bin 315 yýl 6 ay hapis cezasý verildi.
  • 31 gazeteci cezaevine girdi.
  • 300 gazeteci saldýrýya uðradý.
  • 3 gazeteci silahla öldürüldü.
  • Gazeteler 300 gün yayýn yapamadý.
  • 13 büyük gazete için 303 dava açýldý.
  • 39 ton gazete ve dergi imha edildi.
  • Cezaevlerinde toplam 299 kiþi yaþamýný yitirdi.
  • 144 kiþi kuþkulu bir þekilde öldü.
  • 14 kiþi açlýk grevinde öldü.
  • 16 kiþi kaçarken vuruldu.
  • 95 kiþi çatýþmada öldü.
  • 73 kiþiye doðal ölüm raporu verildi.
  • 43 kiþinin intihar ettiði bildirildi.
  

Bir Keriman Aðýdý / 12 Eylül'ün Götürdüðü


"Sirenler çalýyordu
Cemselerde ölü canlar.
Þehrin kulaklarý uðulduyordu...
Boðazýnda hançer batýþý suskunluklar..."

Sevda tam benlik. Kara sevdalar çekmek istedim hep, deli olmak, çýldýrmak istedim. Kara sevda çekmeye sevdalandým bu güne dek. Garip deðil mi?

Ben, artýk sevda ile aþký ayýrdým bir birinden. Sevdamý baþka yerlere yönelttim kusura bakma. Bilirim seni, þimdi kýskandýn. Üzülme, sevdam asla kiþiye deðil benim. Ben halkýmý seviyorum, emeði, ekmeði.... Halkýmýn içinde sende varsýn. Birde, halkýma kardeþ halklarý seviyorum. Devrimi.......

Seninle ayrýþtýðýmýz o kadar çok nokta var ki. Sen safsýn, temizsin ve halen dünyayý tek parça düþünüyorsun. Siyasi düþüncende romantiksin. Dünya siyasi olarak kesinlikle tek bir bütün olmayacak. Savaþlar, karþýt görüþler devamlý olacak. Senin düþündüðün gibi olursa eðer ne barýþýn anlamý kalýr, ne mücadelenin. Devrimci mücadelede romantizme yer yoktur. Sen, bu yüzden asla bir savaþçý olamayacaksýn, tadýna varamayacaksýn kavganýn.

Doða insaný yaratýrken insanýn ruhuna mücadelede katmýþ. Ýnsan ýrký olduðu sürece hýrs, mücadele, savaþ olacak. Barýþ bu oluþumlardan anlamýný kazanacak. Ama ben senin inanmýþlýðýný da çok sevdim.

Senden helalleþmeden gidiyorum. Aslýnda çok isterdim ama sen engellemeye çalýþýrdýn beni ve kýrardýk birbirimizi. Ne bana kýrýlmaný, nede seni kýrmayý istemedim. Ýhbar edilmek var, yakalanmak var, senden þüphelenebilirdim, bunu da istemedim.

Kimseler bilmiyor gideceðimi. Bu mektubu xýnamiye býrakýyorum, o izinli olduðumu sanýyor. Sen bu mektubu aldýðýnda ben gitmiþ olacaðým. Eðer ileride fýrsat bulursam seni telefonla ararým, umut ediyorum ki yerinde olursun.

Kaloriferin üzerine otur yine. Yine maceralarýný anlat, yine güldür odadakileri. Arada bir baþýný kaldýr karþý daðlara bak, ben oralarda olacaðým. Bende payýmý alacaðým anlattýklarýndan, bende güleceðim. Bir kuytuda bulursan yine parmaðýný bastýrýrsýn gamzeme.

Sen anlatýrdýn ya küçükken oynadýðýmýz oyunlarý. Çubuklarý takýp yere kardelen köklerini çýkardýðýmýzý, çömçe çömçe payýmý ver dediðimizi. Ben kardelenlerin arasýnda olacaðým, senden çömçe paylarýmý isteyeceðim çubuðun ucunda çýkardýðým her kardelen kökünde. Sevmiyorum tadýný, ama senin yerine yiyeceðim, senin hatýrýna.

Bir gün dönersem eðer, sadece senin için eflatun bir kardelen getireceðim.Sen þimdilik yine benim brem ol beþ ay öncesi gibi, ama kimselere bakma sakýn.

Hoþça kal gözüm,
Hoþça kal gamzem. Sen en çok gözlerimi ve gamzemi severdin ya, onun için bu son sözler.

Bunu da unutma. Bana daktilo öðret demiþtim ya sana, aslýnda ben daktilo kullanmasýný biliyordum.
Keriman


Fazla sürmedi dönüþü. Yüzünü görmedim, ama hiçbir piþmanlýk belirtisi yokmuþ yüzünde. Aslýnda yüzü de yokmuþ ! Ne gözleri, ne gamzesi... Bir mermi yanaðýnýn tam orta yerinden ..... Öpmeye kýyamadýðým yanaðýnýn.
Kardelenimi de getirmemiþti gelirken.......


Yaðmurdu,
Daðlara kurþun yaðýyordu
Yaðmurdu,
Bulutlar akýyordu,
Sim siyah.
Her kes gözlerini dikmiþ
Daðlara bakýyordu,
Keriman, bir gelincik tarlasýnda yatýyordu
Perçemi dolanmýþ kayalýklara.
Yaðmurdu,
Sirenler çalýyordu
Cemselerde ölü canlar.
Þehrin kulaklarý uðulduyordu...
Boðazýnda hançer batýþý suskunluklar...

-Çok aðlarým demiþti birinde, sebepsiz aðlarým, sebep bulamadýðýma aðlarým... –
Ben sebepli aðladým Keriman,
Nilüferler yetiþti gözlerimde
Yusufçuklarý seviþtiriyorum.
***
Senin susma zamanýndýr,
Senin uyuma,
Uyu,
Zemheri ört üzerine
Uyu,
Kardelenler yetiþsin göðüslerinde.
Bir gün yine o esmer çocuk
Gelir daðlarýna memleketimin
Bir gün gelir.
Bu kez,
Kardelenleri sökmez.
Hiç dokunmak istemedi ki uçlarýna memelerinin...
***
O gün gelecek, ben inanýyorum, sana inandýðým gibi.
O gün bayram olacak
O gün dünya barýþa boyanacak
Sen inanmadýn
Ben inandým Keriman
Ve Ben kavganýn kan tadýný da bilirdim
Zindanlarýn penisilin kokusunu da
Bakmasaydýn keþke çocuk olduðuma........
***
Evet, romantik oldum hep
O yüzdendi sana Nazým’dan þiirler okuduðum......

Gözleri siyah kadýn o kadar güzelsin ki
Çok sevdiðim baþýna yemin ediyorum ben
Koyu bir çiçek gibi gözlerin kapanýrken
Bir dakika göðsünün üstünde olsa yerim
Ömrümü bir yudumda ellerinden içerim
Gözleri siyah kadýn o kadar güzelsin ki.

N.HÝKMET

Yorum yazýnýz (0 Yorum)
Son Güncelleme ( Çarþamba, 12 Eylül 2007 )
 
Tevazuu
Yazar sefa aðbulut   
Çarþamba, 12 Eylül 2007
Bir adam kötü yoldan para kazanýp bununla kendisine bir inek alýr. Nedensonra, yaptýklarýndan piþman olur ve hiç olmazsa iyi birþeyyapmýþ olmak için bunu Hacý Bektaþi Veli'nin dergâhýna kurban olarakbaðýþlamak ister.O zamanlar dergâhlar ayni zamanda aþevi iþlevi görürlermiþ.Durum Hacý Bektaþi Veli'ye anlatýr ve Hacý Bektaþi Veli, "Helal deðildir"diye bu kurbaný geri çevirir.Bunun üzerine adam Mevlevidergâhýna gider ve ayný durumuMevlana'ya anlatýrMevlana ise bu hediyeyi kabul eder.Adam ayný þeyi Hacý Bektaþi Veli'ye de anlattýðýný ama onun bunu kabuletmemiþ olduðunu söyler ve Mevlana'ya bunun sebebini sorar.Mevlana söyle der:- "Biz bir karga isek, Hacý Bektaþi Veli bir þahin gibidir. O,öyle her leþe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama okabuletmeyebilir."Adam üþenmez, kalkar Hacý BektaþiDergâhý'na gider ve Hacý Bektaþi Veli'ye, Mevlana'nýn kurbaný kabulettiðini söyleyip bunun sebebinibir de Hacý Bektaþi Veli'ye sorar.Hacý Bektaþi Veli de þöyle der:- "Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana'nýn gönlü okyanus gibidir.Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlükirlenmez. Bu sebepten dolayý o senin hediyeni kabuletmiþtir."Böylesi tevazu ve incelikle, birbirlerini yermek yerine yüceltebilmeyibecerebilen bir insan olmamýz dileðiyle. Yorum yazýnýz (0 Yorum)
Son Güncelleme ( Çarþamba, 12 Eylül 2007 )
 
ARKADAÞLIK
Yazar sefa aðbulut   
Çarþamba, 12 Eylül 2007
ARKADAÞLIKEski Türklerde Askerler savaþýrken arkadan gelecek herhangi
bir saldýrýyý kontrol edebilmek için sýrtlarýný bir aðaca, kaya
veya taþa vererek ok atarlarmýþ Atalarýmýz genelde bozkýr hayati
yasadýklarý için bu sýrt dayanan nesne genelde bir taþ veya kaya
olurmuþ yýllar sonra bu sýrt dayanan taþýn ismi ARKA-TAÞ tan
ARKADAÞ þeklinde dilimize yerleþmiþ ve bugün bile güvenebileceðimiz bizi
arkadan vurmayacak olan samimiyetine güvendiðimiz kiþilere
verdiðimiz isimdir.

Aþk ve Arkadaþlýk..
Aþk ve arkadaþlýk bir gün yolda karþýlaþýrlar
aþk, kendinden emin bir þekilde sorar;
-Ben senden daha samimi ve daha cana yakýným sen niye varsýn ki bu dünyada?
Arkadaþlýk cevap verir:
-Sen gittikten sonra býraktýðýn gözyaþlarýný silmek için.

Hiç bir zaman arkadaþsýz kalmamanýz dileðiyle.
Yorum yazýnýz (1 Yorum)
Son Güncelleme ( Çarþamba, 12 Eylül 2007 )
 
Devamý...
<< Baþa Dön < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 127 - 133 Toplam: 265
© 2010 Avþarcýk
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.