12 Eylül Darbesi 12 Eylül vikipedini oldugu gibi buraya aktardým unutmayalým veye bilgilerimizi tazeleyelim diye 12 Eylül 1980 12 Eylül Darbesi veya 1980 Darbesi, Türkiye'de, Türk Silahlý Kuvvetleri'in 12 Eylül 1980 günü emir komuta zinciri içinde gerçekleþtirdiði askeri müdahale. 27 Mayýs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtýrasýnýn ardýndan Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlý kuvvetlerin yönetime üçüncü açýk müdahalesi. Bu müdahale ile Süleyman Demirel'in Baþbakan'ý olduðu hükümet görevden alýndý, Türkiye Büyük Millet Meclisi laðvedildi, 1970 sonrasýnda deðiþtirilen 1961 Anayasasý tamamen rafa kaldýrýldý ve Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandýðý bir baský dönemi baþladý. Sýkýyönetim ilanýGenelkurmay Baþkaný Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutaný Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutaný Orgeneral Tahsin Þahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutaný Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutaný Orgeneral Sedat Celasun'dan oluþan Milli Güvenlik Konseyi, radyodan okunan ilk bildiriye göre: Ýç Hizmet Kanununun verdiði Türkiye Cumhuriyeti'ni kollama ve koruma görevini yüce Türk Milleti adýna emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararýný almýþ ve ülke yönetimine bütünüyle el koymuþtur. 12 Eylül dönemiGenelkurmay Baþkaný Orgeneral Kenan Evren ve Kuvvet Komutanlarý tarafýndan oluþturulan askeri cunta Milli Güvenlik Konseyi adý altýnda 1983 genel seçimine kadar Türkiye'ye iliþkin tüm kritik kararlarý aldý. Darbe ardýndan geçen 3 yýl içerisinde önemli kanunlarýn tamamýna yakýný deðiþtirildi ve cuntanýn belirlediði Danýþma Meclisi tarafýndan hazýrlanan Anayasa, 1982 yýlýndaki halk oylamasýnda, yüzde 92'lik "Evet" oyu ile büyük farkla kabul edildi. Halk oylamasýnda 'Hayýr' oyu kullananlarý sandýk baþýnda baský altýnda tutmak için rengi dýþardan görünen oy pusulalarý kullandýrýldýðý iddia edildi ama bu, Anayasa'nýn çok büyük çoðunlukla kabul edilmesini açýklayan tek neden deðildi. Anayasa'nýn kabulünün bir baþka önemli etkeni olarak, ihtilal öncesi iç savaþ ortamý nedeni ile vatandaþlarýn kendi hayatlarýndan endiþe etmesi de ifade edilir.[2] 12 Eylül 1980 darbesi, Türkiye'de halkýn önemli bölümü tarafýndan sosyal,siyasi ve ekonomik sorunlarýn hiçbirine çözüm bulamayan iflas etmiþ parlamenter rejimin 'haklý' alternatifi olarak görüldü. Bu nedenle, darbeye bir direniþ olmadýðý gibi, büyük çoðunluk, darbe liderlerini, ülkenin yeni liderleri olarak kýsa sürede benimsedi. Ayný halk oylamasýnda, Kenan Evren Cumhurbaþkaný seçildi. Kabul edilen Anayasa'da, cunta üyelerinin ömür boyu yargýlanmasýný engelleyen geçici 15. madde, seçimlerle iktidara gelen hiçbir hükümet tarafýndan kaldýrýlmadý ve 12 Eylül liderlerinin dokunulmazlýðý sürdü. Darbe gerekçeleri12 Eylül 1980 askeri darbesinin gerekçeleri arasýnda ülkede yaygýnlaþan siyasi cinayetler, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin birçok tur ardýndan Cumhurbaþkaný'ný seçememesi ve 6 Eylül günü Konya'da Necmettin Erbakan önderliðinde yapýlan ve darbe liderlerinin þerîat amaçlý bir kalkýþma giriþimi olarak nitelediði yürüyüþ gösterildi. Ülkede týrmandýrýlan sað - sol ve alevi - sünni gerginliði bireysel ve kitlesel siyasi cinayetleri besledi. 12 Eylül 1980 öncesinde sað ve sol siyasi hareketin önde gelen temsilcileri cinayetlere kurban gitti. Doç. Bedrettin Cömert, Abdi Ýpekçi, Gün Sazak, Nihat Erim ve tanýnmýþ birçok kiþi sað ve sol gruplara mensup militanlar tarafýndan öldürüldü. Darbe öncesinde siyasi cinayetlerin sayýsý her gün 30'a yaklaþýyordu. 12 Eylül 1980'e gelindiðinde 19 ilde sýkýyönetim uygulanýyordu. Ülkede, yönetemeyen hükûmet, karar alamayan Meclis ve ardý arkasý kesilmeyen siyasi cinayetlerin yol açtýðý yýlgýnlýk havasý, 12 Eylül öncesi dönemin son Baþbakaný Süleyman Demirel'in "70 sente muhtacýz" sözü ile özetlenen iþsizlik, kýtlýk ve iþyeri anlaþmazlýklarý ile yoðunlaþtý. Darbe ardýndan, siyasi cinayetlerin çok kýsa sürede sona ermesi, güvenlik güçlerinin þiddet eylemlerini darbe öncesinde neden önlemediði / önleyemediði sorularýný da beraberinde getirdi. Amerika Birleþik Devletleri yönetiminin darbeden haberdar olduðu ve darbe gecesi Baþkan Jimmy Carter'a "bizim çocuklar iþi bitirdi" anlamýnda bir mesajýn, bir toplantýnýn ortasýnda iletildiðinin anlaþýlmasý, 12 Eylül'de ABD'nin rolü konusunu da tartýþmalara açtý.Darbeden sonra ilk idam edilenler 9 ekim 1980 tarihinde ülkücü Mustafa Pehlivanoðlu ve sol görüþlü Necdet Adalý olmuþtur. Türkiye'nin Doðu ve Güneydoðusu'nda baþlatýlan ayrýlýkçý silahlý hareket, 12 Eylül yönetiminin getirdiði Kürtçe konuþma yasaðý ile güçlendirildi ve gerekçelendirildi. Diyarbakýr Cezaevi baþta olmak üzere bölge cezaevlerindeki kötü muamele, 1983 seçimlerinden sonra yoðunlaþacak Kürdistan Ýþçi Partisi (PKK) adýna terör eylemlerini gerçekleþtirenlerin gerekçelerinden biri oldu. Bu cezaevlerinde tutulan PKK militanlarýnýn önemli bölümü, daha sonra, PKK yöneticileri arasýnda yer aldý. 12 Eylül 1980 ardýndan partiler laðvedildi, parti liderleri önce askeri üslerde gözetim altýnda tutuldu, ardýndan yargýlandý. Bu durum, siyasi partilerin sürekliliði konusunda tarihsel sorunlar yaþayan Türkiye'de siyasi temsilin demokratikleþmesi önünde yeni bir engel oluþturdu, siyasi gelenekler geçici de olsa alt-üst edildi. 1983 Genel Seçimleri Ana madde: 1983 Türkiye Cumhuriyeti Milletvekili Genel Seçimleri 6 Kasým 1983 genel seçimine, kapatýlan eski siyasi partilerin hiçbiri katýlamadý; 1982 yýlýnda hazýrlattýðý Anayasa'yý onaylayarak cuntayý destekleyen seçmen, cuntanýn iþaret ettiði emekli Orgeneral Turgut Sunalp liderliðindeki Milliyetçi Demokrasi Partisi yerine Turgut Özal liderliðindeki Anavatan Partisi'ni Türkiye'yi yönetmek üzere seçti. Daha sonra, siyasi yasaklarýn kalkmasý ile eski liderler ve eski kadrolar, yeni partiler ile seçimlere katýldý. 1983 yýlýndaki genel seçimde Turgut Özal'ýn Baþbakan olmasý ile Türkiye ekonomisinin küresel entegrasyonu baþladý. Bu anlamda, tasarlamadan da olsa, 12 Eylül cuntasý, içe dönük kapalý bir ekonomiye sahip olan Türkiye'yi olumlu ve olumsuz tüm yönleri ile küresel ekonominin bir parçasý haline getiren geliþmeleri tetikledi. ABD'nin rolü Ýlk kez Mehmet Ali Birand'ýn 12 Eylül 04.00 (1984) adlý kitabýnda ortaya atýlan, 12 Eylül Darbesi sýrasýnda dönemin ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Türkiye Masasý Sorumlusu Paul Henze'in askeri müdahaleyi haber alýrken haberi ulaþtýran diplomatýn your boys have done it -- seninkiler yaptý/bizim çocuklar iþi bitirdi - anlamýndaki konuþmasý, 12 Eylül Darbesi içinde ABD'nin rolü konusunda tartýþmalara neden olmuþtur. Henze'den sonra Ankara’daki çocuklar baþardý þeklindeki mesaj Baþkan Jimmy Carter’a iletilmiþtir. Paul Henze 2003 yýlýnda bir Türk gazetesine verdiði demeçte Bizim çocuklar iþi baþardý sözlerinin Mehmet Ali Birand'ýn uydurmasý olduðunu belirtmiþ, ancak kýsa bir süre sonra Birand 1997'de Henze ile yaptýðý görüþmenin sesli ve görüntülü kayýtlarýný yayýnlayarak Henze'i yalanlamýþtýr. Sýkýyönetim uygulamasýnýn kaldýrýlmasýSýkýyönetim uygulamasýnýn tarihlere göre kaldýrýldýðý iller: | 19 Mart 1984 | Bilecik, Bitlis, Burdur, Çanakkale, Çankýrý, Gümüþhane, Isparta, Kastamonu, Kýrklareli, Kýrþehir, Kütahya, Muþ, Sinop | | 19 Temmuz 1984 | Afyon, Amasya, Aydýn, Balýkesir, Bolu, Çorum, Muðla, Nevþehir, Niðde, Rize, Sakarya, Tekirdað, Yozgat | | 19 Kasým 1984 | Denizli, Giresun, Kayseri, Konya, Manisa, Uþak | | 18 Mart 1985 | Antalya, Bursa, Eskiþehir, Hakkari, Ýçel, Kocaeli, Malatya, Kahramanmaraþ, Samsun, Sivas, Tokat, Zonguldak | | 19 Temmuz 1985 | Ankara, Artvin, Edirne, Erzincan, Ýzmir, Ordu | | 19 Eylül 1985 | Trabzon | | 19 Kasým 1985 | Adana, Adýyaman, Aðrý, Erzurum, Gaziantep, Hatay, Ýstanbul, Kars | | 19 Mart 1986 | Bingöl, Elazýð, Tunceli, Þanlýurfa | | 19 Mart 1987 | Van | | 19 Temmuz 1987 | Diyarbakýr, Mardin, Siirt |
Darbenin sonuçlarý- 650.000 kiþi göz altýna alýndý
- 1 milyon 683 bin kiþi fiþlendi.
- Açýlan 210 bin davada 230 bin kiþi yargýlandý.
- 7 bin kiþi için idam cezasý istendi.
- 517 kiþiye idam cezasý verildi.
- Haklarýnda idam cezasý verilenlerden 50'si asýldý (26 siyasi suçlu, 23 adli suçlu, 1'i Asala militaný).
- Ýdamlarý istenen 259 kiþinin dosyasý Meclis'e gönderildi.
- 71 bin kiþi TCK'nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargýlandý.
- 98 bin 404 kiþi örgüt üyesi olmak suçundan yargýlandý.
- 388 bin kiþiye pasaport verilmedi.
- 30 bin kiþi sakýncalý olduðu için iþten atýldý.
- 14 bin kiþi yurttaþlýktan çýkarýldý.
- 30 bin kiþi siyasi mülteci olarak yurtdýþýna gitti.
- 300 kiþi kuþkulu bir þekilde öldü.
- 171 kiþinin iþkenceden öldüðü belgelendi.
- 937 film sakýncalý bulunduðu için yasaklandý.
- 23 bin 677 derneðin faaliyeti durduruldu.
- 3 bin 854 öðretmen, üniversitede görevli 120 öðretim üyesi ve 47 hâkimin iþine son verildi.
- 400 gazeteci için toplam 4 bin yýl hapis cezasý istendi.
- Gazetecilere 3 bin 315 yýl 6 ay hapis cezasý verildi.
- 31 gazeteci cezaevine girdi.
- 300 gazeteci saldýrýya uðradý.
- 3 gazeteci silahla öldürüldü.
- Gazeteler 300 gün yayýn yapamadý.
- 13 büyük gazete için 303 dava açýldý.
- 39 ton gazete ve dergi imha edildi.
- Cezaevlerinde toplam 299 kiþi yaþamýný yitirdi.
- 144 kiþi kuþkulu bir þekilde öldü.
- 14 kiþi açlýk grevinde öldü.
- 16 kiþi kaçarken vuruldu.
- 95 kiþi çatýþmada öldü.
- 73 kiþiye doðal ölüm raporu verildi.
- 43 kiþinin intihar ettiði bildirildi.
Bir Keriman Aðýdý / 12 Eylül'ün Götürdüðü
"Sirenler çalýyordu Cemselerde ölü canlar. Þehrin kulaklarý uðulduyordu... Boðazýnda hançer batýþý suskunluklar..."
Sevda tam benlik. Kara sevdalar çekmek istedim hep, deli olmak, çýldýrmak istedim. Kara sevda çekmeye sevdalandým bu güne dek. Garip deðil mi?
Ben, artýk sevda ile aþký ayýrdým bir birinden. Sevdamý baþka yerlere yönelttim kusura bakma. Bilirim seni, þimdi kýskandýn. Üzülme, sevdam asla kiþiye deðil benim. Ben halkýmý seviyorum, emeði, ekmeði.... Halkýmýn içinde sende varsýn. Birde, halkýma kardeþ halklarý seviyorum. Devrimi.......
Seninle ayrýþtýðýmýz o kadar çok nokta var ki. Sen safsýn, temizsin ve halen dünyayý tek parça düþünüyorsun. Siyasi düþüncende romantiksin. Dünya siyasi olarak kesinlikle tek bir bütün olmayacak. Savaþlar, karþýt görüþler devamlý olacak. Senin düþündüðün gibi olursa eðer ne barýþýn anlamý kalýr, ne mücadelenin. Devrimci mücadelede romantizme yer yoktur. Sen, bu yüzden asla bir savaþçý olamayacaksýn, tadýna varamayacaksýn kavganýn.
Doða insaný yaratýrken insanýn ruhuna mücadelede katmýþ. Ýnsan ýrký olduðu sürece hýrs, mücadele, savaþ olacak. Barýþ bu oluþumlardan anlamýný kazanacak. Ama ben senin inanmýþlýðýný da çok sevdim.
Senden helalleþmeden gidiyorum. Aslýnda çok isterdim ama sen engellemeye çalýþýrdýn beni ve kýrardýk birbirimizi. Ne bana kýrýlmaný, nede seni kýrmayý istemedim. Ýhbar edilmek var, yakalanmak var, senden þüphelenebilirdim, bunu da istemedim.
Kimseler bilmiyor gideceðimi. Bu mektubu xýnamiye býrakýyorum, o izinli olduðumu sanýyor. Sen bu mektubu aldýðýnda ben gitmiþ olacaðým. Eðer ileride fýrsat bulursam seni telefonla ararým, umut ediyorum ki yerinde olursun.
Kaloriferin üzerine otur yine. Yine maceralarýný anlat, yine güldür odadakileri. Arada bir baþýný kaldýr karþý daðlara bak, ben oralarda olacaðým. Bende payýmý alacaðým anlattýklarýndan, bende güleceðim. Bir kuytuda bulursan yine parmaðýný bastýrýrsýn gamzeme.
Sen anlatýrdýn ya küçükken oynadýðýmýz oyunlarý. Çubuklarý takýp yere kardelen köklerini çýkardýðýmýzý, çömçe çömçe payýmý ver dediðimizi. Ben kardelenlerin arasýnda olacaðým, senden çömçe paylarýmý isteyeceðim çubuðun ucunda çýkardýðým her kardelen kökünde. Sevmiyorum tadýný, ama senin yerine yiyeceðim, senin hatýrýna.
Bir gün dönersem eðer, sadece senin için eflatun bir kardelen getireceðim.Sen þimdilik yine benim brem ol beþ ay öncesi gibi, ama kimselere bakma sakýn.
Hoþça kal gözüm, Hoþça kal gamzem. Sen en çok gözlerimi ve gamzemi severdin ya, onun için bu son sözler.
Bunu da unutma. Bana daktilo öðret demiþtim ya sana, aslýnda ben daktilo kullanmasýný biliyordum. Keriman
Fazla sürmedi dönüþü. Yüzünü görmedim, ama hiçbir piþmanlýk belirtisi yokmuþ yüzünde. Aslýnda yüzü de yokmuþ ! Ne gözleri, ne gamzesi... Bir mermi yanaðýnýn tam orta yerinden ..... Öpmeye kýyamadýðým yanaðýnýn. Kardelenimi de getirmemiþti gelirken.......
Yaðmurdu, Daðlara kurþun yaðýyordu Yaðmurdu, Bulutlar akýyordu, Sim siyah. Her kes gözlerini dikmiþ Daðlara bakýyordu, Keriman, bir gelincik tarlasýnda yatýyordu Perçemi dolanmýþ kayalýklara. Yaðmurdu, Sirenler çalýyordu Cemselerde ölü canlar. Þehrin kulaklarý uðulduyordu... Boðazýnda hançer batýþý suskunluklar...
-Çok aðlarým demiþti birinde, sebepsiz aðlarým, sebep bulamadýðýma aðlarým... – Ben sebepli aðladým Keriman, Nilüferler yetiþti gözlerimde Yusufçuklarý seviþtiriyorum. *** Senin susma zamanýndýr, Senin uyuma, Uyu, Zemheri ört üzerine Uyu, Kardelenler yetiþsin göðüslerinde. Bir gün yine o esmer çocuk Gelir daðlarýna memleketimin Bir gün gelir. Bu kez, Kardelenleri sökmez. Hiç dokunmak istemedi ki uçlarýna memelerinin... *** O gün gelecek, ben inanýyorum, sana inandýðým gibi. O gün bayram olacak O gün dünya barýþa boyanacak Sen inanmadýn Ben inandým Keriman Ve Ben kavganýn kan tadýný da bilirdim Zindanlarýn penisilin kokusunu da Bakmasaydýn keþke çocuk olduðuma........ *** Evet, romantik oldum hep O yüzdendi sana Nazým’dan þiirler okuduðum......
Gözleri siyah kadýn o kadar güzelsin ki Çok sevdiðim baþýna yemin ediyorum ben Koyu bir çiçek gibi gözlerin kapanýrken Bir dakika göðsünün üstünde olsa yerim Ömrümü bir yudumda ellerinden içerim Gözleri siyah kadýn o kadar güzelsin ki.
N.HÝKMET Yorum yazýnýz (0 Yorum) |