Bir adam kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Nedensonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi birşeyyapmış olmak için bunu Hacı Bektaşi Veli'nin dergâhına kurban olarakbağışlamak ister.O zamanlar dergâhlar ayni zamanda aşevi işlevi görürlermiş.Durum Hacı Bektaşi Veli'ye anlatır ve Hacı Bektaşi Veli, "Helal değildir"diye bu kurbanı geri çevirir.Bunun üzerine adam Mevlevidergâhına gider ve aynı durumuMevlana'ya anlatırMevlana ise bu hediyeyi kabul eder.Adam aynı şeyi Hacı Bektaşi Veli'ye de anlattığını ama onun bunu kabuletmemiş olduğunu söyler ve Mevlana'ya bunun sebebini sorar.Mevlana söyle der:- "Biz bir karga isek, Hacı Bektaşi Veli bir şahin gibidir. O,öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama okabuletmeyebilir."Adam üşenmez, kalkar Hacı BektaşiDergâhı'na gider ve Hacı Bektaşi Veli'ye, Mevlana'nın kurbanı kabulettiğini söyleyip bunun sebebinibir de Hacı Bektaşi Veli'ye sorar.Hacı Bektaşi Veli de şöyle der:- "Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana'nın gönlü okyanus gibidir.Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlükirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabuletmiştir."Böylesi tevazu ve incelikle, birbirlerini yermek yerine yüceltebilmeyibecerebilen bir insan olmamız dileğiyle.Yorum yazınız (0 Yorum)
ARKADAŞLIKEski Türklerde Askerler savaşırken arkadan gelecek herhangi bir saldırıyı kontrol edebilmek için sırtlarını bir ağaca, kaya veya taşa vererek ok atarlarmış Atalarımız genelde bozkır hayati yasadıkları için bu sırt dayanan nesne genelde bir taş veya kaya olurmuş yıllar sonra bu sırt dayanan taşın ismi ARKA-TAŞ tan ARKADAŞ şeklinde dilimize yerleşmiş ve bugün bile güvenebileceğimiz bizi arkadan vurmayacak olan samimiyetine güvendiğimiz kişilere verdiğimiz isimdir. Aşk ve Arkadaşlık.. Aşk ve arkadaşlık bir gün yolda karşılaşırlar aşk, kendinden emin bir şekilde sorar; -Ben senden daha samimi ve daha cana yakınım sen niye varsın ki bu dünyada? Arkadaşlık cevap verir: -Sen gittikten sonra bıraktığın gözyaşlarını silmek için.
Kanım dondu sandım seni beklerken, Tren garında.Ankara soğunda, Her trenden ineni hep sen sandım gülüm. Herkes bana baktı belki acıdı, Ben de böyle beklermişim demek ki.
İnenlerden biri sen olsaydın, Saatler dursaydı kalbim dursaydı, 365 günde dün olmasaydı, Ben de böyle beklermişim demek ki.
İçime aktı ılık bir sancı, Ellerim terledi, ayaklarım titredi, Soğuktan üşüdüm.Ankara garında. Dedim ya benim için çook önemliydi, Ben de böyle beklermişim demek ki.
Trenler geçti sen inmedin gülüm, Daha çok beklrim belki, Ölsemde kurtulursun belki, Ben de böyle beklermişim demek ki.
temel iş müracatında bulunmaya karar vermiş şirket işe elaman almak için sınav yaptığını dursununda aday olduğunu ikisini de sınava tabi tutacaklarını söylemiş temel le dursun sınavdaki bütün soruları yaptıkdan sonra kağıtlarını teslim etmişler ve sonucu beklemeye başlamışlar değerlendirmeyi yapan müdür her ikinizde tüm soruları yapmışsınız ikinizinde bir soruda hatası var dedikden sonra temele dönerek maalesef sizi işe alamayacağız dursun bey işe başlıyacak ikimizinde bir soruda hatası varsa hangi kritere göre bu kararı veriyorsunuz verilen doğru cevaplara göre cevaplayamadığımız soruları değerlendirdik peki yanlış cevaplanan bir soruya nasıl doğru adamı işe aldığınıza emin olabilirsinizki dursun bey sorulan sorunun cevapına bilmiyorum diye yazmış siz bende yazmışsınız...Yorum yazınız (0 Yorum)
Alışverişe gitmek üzere evden çıkan bir kadın, kapısının karşısındaki kaldırımda oturan bembeyaz sakallı üç yaşlıyı görünce önce duraksadı, sonra onları, tüm içtenliğiyle evine davet etti: "Burada böyle oturduğunuza göre, üçünüz de kesinlikle acıkmış olmalısınız" dedi. "Lütfen içeri gelin, size yiyecek bir şeyler hazırlayayım." Üç yaşlıdan biri, kadına, eşinin evde olup olmadığını sordu. Kadın, eşinin biraz önce çıktığını, şu anda evde olmadığını söyledi. Yaşlı adam, başını iki yana salladı: "Eşiniz evde değilse, biz de davetinizi kabul edemeyiz" dedi. Akşam eşi geldiğinde kadın, karşı kaldırımdaki yaşlı adamlarla arasında geçen konuşmayı anlattı. "Senin evde olmadığını öğrenince, içeri girmek istemediler" dedi. Yaşlı adamların bu davranışlarını öğrenince, kadının eşi üzüldü. "Bir bakıversene dışarı" dedi. "Hâlâ oradalarsa, şimdi davet edebilirsin eve." Kadın kapıyı açar açmaz, karşı kaldırımdaki bembeyaz sakallı üç yaşlıyla yeniden karşılaştı. "Eşim geldi, şimdi evde" dedi ve onlara davetini yineledi: "Yemeğimizi birlikte yemek için sizi şimdi davet edebilir miyim evimize?" Kadının davetine, yaşlılardan biri yanıt verdi: "Biz hiçbir eve üçümüz birlikte gitmeyiz" dedi. Ve kısa bir duraksamadan sonra, bir açıklama yaptı: "Sağ yanımdaki bu arkadaşımın adı, Zenginlik'tir" dedi. "Bu yanımda oturan arkadaşımın adı Başarı, benim adım ise Sevgi'dir. ° Kendini ve arkadaşlarını tanıttıktan sonra Sevgi, kadına ilginç bir öneride bulundu: "Şimdi evinize gidin ve eşinizle başbaşa verip, bir karara varın dedi. "İçimizden yalnızca birimizi davet edebilirsiniz evinize. Hangimizi davet etmek istediğinize karar verin, sonra gelin, kararınızı bize bildirin." Kadın, Sevgi'nin önerisini eşine anlattığında adam, sevinçten göklere fırladı. "Aman ne güzel, ne güzel" dedi. "Hangisini davet edeceğimizi bize bıraktıklarına göre, biz de içlerinden Zenginlik'i davet ederiz ve evimiz de bir anda Zenginlik'e kavuşmuş olur. Eşinin kararı, kadının hiç de hoşuna gitmedi. "Başarıyı davet etsek, daha mantıklı bir karar vermiş olmaz mıyız, kocacığım?" dedi. Kayınvalidesiyle, kayınpederinin bu konuşmasına, içerideki odada bulunan gelinleri de kulak misafiri olmuştu. Koşarak içeri girdi ve o da kendi önerisini söyledi: "En doğru karar, Sevgi'yi davet etmek değil midir?" dedi. "Düşünsenize, evimiz bir anda Sevgi'ye kavuşacak...' Gelinin bu önerisi, kayınpederinin de, kayınvalidesinin de çok hoşlarına gitti. "Tamam, en doğru karar bu olacak dediler. "Sevgi'yi davet edelim..." Kadın kapıyı açtı ve üç yaşlıya birden sordu: "İçinizde hanginiz Sevgi'ydi?" dedi. "Onu davet etmeye karar verdik. Lütfen buyursun..." Sevgi ayağa kalktı, eve doğru yürümeye başladı. Arkadaşları da ayağa kalktılar ve Sevgi'nin arkasından, onlar da eve doğru yürümeye başladılar. Kadın, büyük bir şaşkınlık ve heyecan içinde, Zenginlik'le Başarı'ya sordu: "Siz niçin geliyorsunuz?" dedi. "Ben yalnızca Sevgi'yi davet etmiştim. Kadının bu sorusuna, üç yaşlı birlikte yanıt verdiler: "Eğer içimizden yalnızca Zenginlik'i ya da Başarı'yı davet etmiş olsaydınız, davet edilmeyen ikimiz dışarıda bekleyecektik" dediler. "Fakat siz Sevgi'yi davet ettiniz. Bu durumda üçümüz birden gelmek zorundayız evinize."
Ve kadının "Niçin?" diye sormasını beklemeden., Zenginlik ve Başarı sözlerini şöyle sürdürdüler:
"Çünkü Sevgi'nin olduğu her yerde, biz Zenginlik ve Başarı da her zaman, onun yanında oluruz."