|
Yazar Hüseyin SARIKAYA
|
|
Salı, 04 Aralık 2007 |
|
1960 LI YILLARIN BAŞILARINDA AVŞARCIK KÖYÜ VE YAŞAYAN AİLELER Zor doğa koşulları ulaşımı olmayan ve dağların arasına sıkışmış bir coğrafyası olan 35 40 haneden oluşmuş bir köy köyün yegane geliri hayvancılık ve az da olsa ihtiyaçlarını karşılayacakları kadar tarım. Yaşamın tüm zorluklarına rağmen yaşama sım sıkı sarılan insanlar bizim büyüklerimiz dedelerimiz babalarımız ebelerimiz annelerimiz bu gün hayatta olan bir kaçı dışında yazımda bahseceğim insanlarımızı o günün yaşamlarından ele alacagım ve bazılarının demeyeceğim bir çoğunun ikinci adlarını da yani lakaplarını da kullanacağım. Şimdiden herkesten özür dileyerek. Bizim köy de hemen hemen herkes lakabıyla tanınır bunun nedeni ise aynı isimden birden fazla insanın olması olsa gerek örneğin bizim köyde Sarıkaya soyadı iki sülalede var biz veliler ve de ibişler. Ben size Hüseyin Sarıkaya desem herkes hangi Hüseyin diye düşünecek çünkü 5 6 tane aynı isimde insan var amma gani desem herkes hiç tereddütsüz ben olduğumu anlar. Köyün en altından başlayarak ailelere tek tek misafir olacağım. Köyün yegane ve tek çeşmesinin karşısında Önce kendi evime misafir olayım Burası hasano nun ( SARIKAYA ) evi eşi zero 145 boyunda ve köylüleri tarafında sevilen bir insandı 3 Çocukları vardı Kazım Ali ve ben Hüseyin . Bizim evin bitişiğine Yani hasten gile ( ÇELİK ) geçiyorum Rıza zeko ebe ve coculları yaşarlardı ebe kurmaşlı o bir masal fabrikasydı bizde çirok derlerdi inanın dostlar ebenin çocukluğumuzda bize anlattıkları masalların bir çoğu hala hafızamda ama ilgin biri var ki bu masalı yıllar sonra kızıma aldığım bir Meşur Rus yazarının masalı olduğunu gördüm ve hayretler içinde kaldım. Düşünün okuma yazma bilmeyen biri bu masalları bizlere anlatabilmiş. Hasten gil daha sonra yukarı taşındılar ve evlerinin odaları bizlerin ilk ve köyünde ilk ilkokulu olmuştu. Ali ağabey yıllarca Almanya da çalıştıktan sonra o da Köyün yerlisi oldu. Hakko gil ( ERTÜRK ) Evin en büyüğü İbo dede idi ibo dede beyaz uzun sakallı yaşına rağmen sesinde hiçbir şey kaybetmemişti bizim kuşak yiğitse karşıda kuzuyu ibo dayının tarlasına sürsün. Mate emme vardı o da hiç evlenmemişti bir ayagı sakattı hasan amcanın yani hakkonu eşi Çicek halaydı kadıncağız hep hasta haliyle tanırım onların çocukları Cafer ağabey Hatice abla Ali Mehmet paşa ağabey onlar bizden büyüklerdi köyümüzde ilk Erzincan Devlet Parasız yatılı okulu kazanan da Mehmet Hoca dır. Bütün köy onunla gurur duyardı bak bizim de çocuklarımız okul kazanıyor diye bu ara sevgili Mehmet enişteyi de candan kutlarım biraz geç oldu ama neyse ne de olsa eniştemiz. Bizim evin arkasında Uso uske gil Yani Yusuf amca gil vardı ( TANRIÖVER)Yusuf amcalarda mate emme birlikte kalıyorlardı eşi Mehmet amca İstanbulda çalışıyordu Mehmet amca izinlerde köye gelirdi Yusuf amcanın eşi mate fato idi o da bizevili kız idi . Yusuf amca annemle teyze çocuklarıydı. Yusuf amca kendisini yetiştirmiş ender insanlardandı köyde hemen hemen herkes bazı konular da ona akıl danışırdı. Ben de benim ilk hocam diyebilirim bana da okumam için manevi desteği olmuştur. Ölümünde kendi vasiyeti üzere mezarı sırtık ta tarlasının üstündedir. Çocukları İsmail. Hasan. Bayram ağabey ve kızı Hato dur. Yusuf amcaların bitişiğinde Daşo gil (TANRIÖVER )dedenin gerçek ismini anımsayamadım ancak oglu Cemal amca ( Mıllo ) eşi tamam hala Oğlu Hüseyin ve kızları Satı . Sultan abla ve diğer kızları ve de Aligo ile birlikte yaşarlardı aligo ağabey Evlenince ayrıldı ve köyün en üst tarafında kendi evini yaptı . Tamam hala cemal amcayı erken yaşta kaybetmesine rağmen yaşamını uzun yıllar köyde sürdürdü hatta Satı abla kendisine çatılı bir ev yaptı hala köyde yıkılmadı. Oğlu Hüseyin çocukluk arkadaşımızdı yıllar önce Fransa ya gitti bir daha hiç iletişim kuramadık. Yorum yazınız (11 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Salı, 04 Aralık 2007 )
|
|
|
SORULARA KARAR VERMEDEN ÖNCE DÜŞÜNÜN |
|
Yazar deniz
|
|
Pazartesi, 03 Aralık 2007 |
|
Aşağıda cevabı görmeden şu soruları okuyun ve yanıtlayın.Soru 1. Eğer yedi çocuğundan üçünün sağır, ikisinin kör, birinin zeka özürlü ve ve birinin frengili olduğunu bildiğiniz bir kadının hamile olduğunu bilseydiniz kürtaj olmasını önerir miydiniz? Soru 2.Dünya liderini seçme zamanı ve sizin oyunuzun önemi çok büyük.İste adayların özellikleri: Aday A. Bir takım kotu politikacılarla işbirliği halinde, astrolojistlere danışıyor. İki metresi var. Bir sigara yakıp diğerini söndürüyor ve günde 8 ila 10 martini içiyor.Aday B. İki kez isten kovulmuş, öğleye kadar uyuyor, üniversitedeyken uyuşturucu kullanmış ve her aksam neredeyse yarım sise viski deviriyor.Aday C. Bir savaş kahramanı, vejetaryen, sigara içmiyor, çok nadiren bira içer ve evlilik dışı hiçbir ilişkisi olmamış.Hangi adayı seçerdiniz? Önce karar verin sonra aşağı inip cevaplara bakın. Aday A : Franklin Roosevelt Aday B : Winston Churchill Aday C : Adolf Hitler Ve birinci sorunun cevabı: Eğer cevabınız evetse, Beethoven’in yasamasına izin vermediniz! Yorum yazınız (3 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Aralık 2007 )
|
|
|
Yazar cihan
|
|
Pazartesi, 03 Aralık 2007 |
|
Hasretlik çöktüğünde geceleyin Özledim ben köyümü çok özledim Nolur bana bugün söz söylemeyin Özledim ben köyümü çok özledim.
Terk edeceğim ben buralarını Sevemedim gitti havalarını Burnumda tütüyor baba vatanı Özledim ben köyümü çok özledim.
Kekikle, sümbül kokan dağlarını Yeşilini, tarlalarını hozanını Hatırladım da çocuklul çağlarımı Özledim ben köyümü çok özledim.
Koyunlarını ak kuzularını Soğuk soğuk akan pınarlarını Gölgesinde yattığım selvi ağaçlarını Özledim ben köyümü çok özledim.
Ocak başındaki sohbetlerini Ekin biçerken türkülerini Kapıdaki üren köpeklerini Özledim ben köyümü çok özledim.
Teryağını, peynirini, kaymağını Kerpiç gibi yoğurdunu, ayranını Ekmeğini küllemesini,poffuğunu Özledim ben köyümü çok özledim.
Dağlarında öten kuşu, kekliğini Tarlalarda madımak, yemliğini Keçisini tavugunu , civcivi, feriğini Özledim ben köyümü çok özledim.
İnsanın kıymetini bilenini “Kurbanın olurum” diyenini Bir de şu kavalın yanık sesini Özledim ben köyümü çok özledim.
o yüce baydın dağını Yıldızlı, serin, sesiz gecesini Çözemedim şehrin bilmecesini Özledim ben köyümü çok özledim. ismail AYDOĞMUŞ Yorum yazınız (1 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 03 Şubat 2010 )
|
|
|
Yazar pasa
|
|
Pazartesi, 03 Aralık 2007 |
|
Gurbet bir zincir ayaklarıma Hasretin bir türkü olmuş dudaklarıma Eski bir resmin var hep avuçlarımda Gelemem sevdiğim zincir olmuş gurbet ayaklarıma Gurbet bir rüzgar bense bir yaprak Sürüklüyor beni bilmem ne yapacak Gurbete alıştım ben sevdiğim Öldürse biliyorum ardımda sadece seni ağlatacak Yorum yazınız (2 Yorum) |
|
|
Yazar pasa
|
|
Cumartesi, 01 Aralık 2007 |
|
Yorum yazınız (1 Yorum) |
|
|
Yazar deniz
|
|
Salı, 27 Kasım 2007 |
|
http://www.youtube.com/watch?v=Xxl_X1PbFngYorum yazınız (0 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 28 Kasım 2007 )
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 22 - 28 Toplam: 268 |