Deftere En Son Yazılan

Alloeruy
How do you spell that? Preteen Art 
yewy Preteen Tgp 
>:-]] Sexy Preteen Mod...

Kimler Sitede

Şuanda 33 misafir bağlı

Giriş Formu

Şablon Seçici

rhuk_solarflare_ii
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator

Anasayfa
AŞIRI HIZ VE UYANIK ŞÖFÖR
Yazar pasa   
Perşembe, 16 Ağustos 2007
Adam trafikte 'alçaktan uçarak' giderken polise yakalanır... kenara çeker arabadan iner:
- Buyrun Memur Bey!
- Beyefendi aşırı hız yaptığınız için sizi durdurmak zorundayım, ehliyetiniz lütfen?
- Ehliyetim yok, son yaptığım kazada ehliyetime el koydular Memur Bey.
- Peki aracınızın ruhsatını görebilir miyim?
- Araba benim diil Memur Bey çaldım ben bu arabayı.
- Anlamadım nasıl yani, siz bu arabayı çaldınız, öyle mi???
- Evet Memur Bey, aa durun bi dakka torpido gözünde ruhsat olucaktı, silahımı oraya koyarken ruhsat gibi bişi gördüm galiba....
Polis iyice şaşırır:
- Torpido gözünde silah mı var?!?!?!!?!?!?
- Evet Memur Bey, bu arabanın sahibi kadını vurduktan sonra cesedi bagaja koydum silahı da torpido gözüne koydum...
- Bİ DE BAGAJDA CESET Mİ VAR?!?!?!!?!?!?!?!?!?!
- Evet Memur Bey...
Trafik polisi bunu duyar duymaz amirini arar, arabanın etrafı bir anda polislerle dolar ve adamı sorguya alırlar.... Ekipler amiri adamın ehliyetini ister, adam ehliyetini çıkarır ki ehliyet geçerli temiz hiçbir anormallik yok.. Bunun üzerine adamın ruhsatını ister, adam çıkartır ruhsatı da verir, ekipler amiri yine bakar ki araba adama ait.. Derken adamdan torpido gözünü açmasını ister, adam açınca ortaya çıkar ki orada da silah falan yok... Ekipler amiri bir de bagaja bakmak ister adam bagajı açar orada da ne ceset ne bişi yok.. Bunun üzerine ekipler amiri 'Çok garip' der....
'Sizi durduran memurun anlattığına göre bu arabanın bi kadına ait olduğunu söylemişsiniz, kadını öldürüp cesedi bagaja, silahı da torpido gözüne koymuşsunuz...'
Adam güler:
'İnanamıyorum... O şimdi benim için 'aşırı hızlı gidiyordu' da demiştir....'
Yorum yazınız (1 Yorum)
Son Güncelleme ( Cuma, 17 Ağustos 2007 )
 
Öğrendimki...
Yazar sefa ağbulut   
Perşembe, 16 Ağustos 2007
 Öğrendimki....
Öğrendim ki… Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız, kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, gerisini karşı tarafa bırakırsınız.
Öğrendim ki… Güveni geliştirmek yıllar alıyor, yıkmak bir dakika.
Öðrendim ki… Hayatinda nelere sahip olduğun değil, kiminle olduğun önemli.
Öğrendim ki… Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek.
Öğrendim ki… Kendini en iyilerle kıyaslamak değil, kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir
Öğrendim ki… İnsanların başına ne geldiği değil, o durumda ne yaptıkları önemli.
Öğrendim ki… Ne kadar küçük dilimlersen dilimle, her işin iki yüzü var.
Öğrendim ki… Olmak istediğim insan olabilmem, çok vakit alıyor.
Öğrendim ki… Karşılık vermek, düşünmekten çok daha basit.
Öğrendim ki… Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek, hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.
Öğrendim ki… ‘Bittim’ dediğin andan itibaren, pilinin bitmesine daha çok var.
Öğrendim ki… Sen tepkilerini kontrol edemezsen, tepkilerin hayatını kontrol eder.
Öğrendim ki… Kahraman dediğimiz insanlar, bir şey yapılması gerektiğinde, yapılması gerekeni şartlar ne olursa olsun yapanlar.
Öğrendim ki… Affetmeyi öðrenmek deneyerek oluyor.
Öğrendim ki… Bazı insanlar sizi çok seviyor ama bunu nasıl göstereceðini bilemiyor.
Öğrendim ki… Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz de bazıları hiç karşılık vermiyor.
Öğrendim ki… Para ucuz bir başarı.
Öğrendim ki… En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz.
Öğrendim ki… Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları kaldırmak için elini uzatırlar.
Öğrendim ki… İki insan aynı şeye bakıp tamamen farklı şeyler görebilir.
Öğrendim ki… Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır.
Öğrendim ki… Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar daha uzun yol yürüyor.
Öğrendim ki… Hiç tanımadığın insanlar, iki saat içinde, senin hayatını değiştirir
Öğrendim ki… Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır.
Öğrendim ki… Duvarda asılı diplomalar insaný insan yapmaya yetmez.
Öğrendim ki… Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.
Öğrendim ki… Karşısındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bilmek zor
Öğrendim ki… Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da!
Öğrendim ki… Tecrübenin kaç yaş günü partisi yaşadığınızla ilgisi yok, ne tür deneyimler yaşadığınızla ilgisi var.
Öğrendim ki… Aile hep insanın yanında olmuyor. Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven görebiliyorsunuz. Aile her zaman
biyolojik değil.
Öğrendim ki… Ne kadar yakın olursa olsunlar, en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir.
Öğrendim ki… Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor
Öğrendim ki… Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın, dünya sizin için dönmesini durdurmuyor
Öğrendim ki… Şartlar ve olaylar, kim olduğunuzu etkilemiş olabilir ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.
Öğrendim ki… İki kişi münakaşa ediyorsa, bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez, etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.
Öğrendim ki… Her problem, kendi içinde bir fırsat saklar ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.
Öğrendim ki… Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.

ATAOL BEHRAMOĞLU
Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( Perşembe, 16 Ağustos 2007 )
 
KADINLAR!..
Yazar sefa ağbulut   
Çarşamba, 15 Ağustos 2007

Sevgili eşim hayatımın en anlamlı varlıgına  

Kadınlar;


Bir kadin cocuktur aslinda..
Cocuk gibi davranmayi sever.
Erkegin kendisine bir cocuga gösterdigi sefkati göstermesini de ister.
Bir cocugu oksar gibi incitmekten korkarak oksamalidir erkek kadini
Ama her kadin cocukca da olsa dinlenilmesini, dikkate alinmasini ister.
Yani bir kadinin cocukluk yapmasina izin vereceksiniz,
ama asla onu bir cocuk olarak görmeyeceksiniz.

Bir kadin güçlüdür aslinda.
Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür.
Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasini sevmez.
Ister ki erkegin gücü kendisine huzur versin.
Kendi kendine yapabilecegi seyleri bile erkegin yapmasini bekler.
Böylece hem daha kadin oldugunu hissedecektir hem de
erkeginin ne kadar güçlü oldugunu görecektir.
Ancak kadın gücünü göstermek istediginde onu engelleyemezsiniz.
Yapmak istedigi bir sey varsa mutlaka yapar.

Bir kadin sevgilidir aslinda.
Içinde her zaman sevgiyi tasir.
Sevdiklerinden kolay kolay ayrilamaz. Sevdiklerini kolay kolay kiramaz.
Zor sever ama tam sever.
Bir kadininn tam anlamyyla sevebilmesi için
yüreginin kabul ettigini beyninin de kabul etmesi gerekir.
Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsiniz
Belki kolayca yüregine girebilirsiniz.
Ancak beyninde yer etmemisseniz her an terk edilebilirsiniz.
Sevmedigi halde terk etmeyen kadinlar da var elbette.
Bunun nedeni ise engelleyemedikleri "acimak" duygusudur.

Bir kadin yalnizdir aslinda.
Hiçbir zaman kadini bütünüyle elde edemezsiniz.
Kendisine ait bir dünyasi vardir ve orada hep yalnizdir
O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez.
Hiçbir anahtar o dünyanin kapisini açamaz.
Yalnizlik onun siginagidir
O siginaga ne zaman girecegine, ne kadar kalacagina hep kendisi karar
verir.
Siginaktayken oradan çikmaya zorlarsaniz onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz.


Bir kadin bilgindir aslinda.
Neler yapabilecegini erkek akli hayal bile edemez.
Yaraticilginin siniri yoktur
Ama bunu ortaya çykartmak için hayatinin erkegini bekler.
Hoyratça harcamaz yaraticiligini sadece erkegine saklar.
Bir kadinin gerçek erkegi olmayi basarabilmisseniz çok sanslisiniz
demektir.
Çünkü yasaminiz asla siradan olmayacaktir.

Bir kadin hayattir aslinda.
Çünkü hayatin içinde olan her sey ancak kadinlar oldugunda anlam
kazaniyor.
Yemek yemek, su içmek bile.
Bir kadinin elinden içtiginiz suyla kendi kendinize bardagi doldurup
içtiginiz su arasindaki lezzet farkini anlayabiliyor musunuz?


Anliyorsaniz ne mutlu size. Anlamiyorsaniz, ne yazik ki yasamiyorsunuz.
Yorum yazınız (2 Yorum)
Son Güncelleme ( Perşembe, 16 Ağustos 2007 )
Devamını oku...
 
YAŞLI ADAM
Yazar sefa ağbulut   
Çarşamba, 15 Ağustos 2007
HİÇ!
Yaşlı adam ve padişah.
Yaşlı bir adam tarlasında çalışırken tebdil-i kıyafet halkın içinde gezen hükümdar ona yaklaşır. Selamlaşırlar, yaşlı adam yolcunun sıcaktan bunaldığını düşünerek ona ayran ikram eder. Daha sonra sohbet etmeye başlarlar. Hükümdar yaşlı adamın sözlerinden etkilenir ve ona kim olduğunu sorar. Yaşlı adam ona:
- “Hiç” der, hükümdar merakla:

- “Ne demek bu? Senin muhakkak bir adın ve ünvanın vardır” der. Yaşlı adam gene:
- “Hiç” der, hükümdar bu sefer kendisiyle alay edildiğini sanar ve kızarak:
- “Sen benim kim olduğumu biliyor musun? Ben bu ülkenin hükümdarıyım” der. Adam o zaman durumu izah etmeye çalışır:
- “Peki hünkarım, şimdi siz bu ülkenin hükümdarısınız, bundan sonra ne olmayı planlıyorsunuz?” der. Hükümdar şaşkın bir tavırla:
- “Hiç” der, yaşlı adam o zaman:
- “Hünkarım, işte ben, sizin hükümdarlıktan sonra ulaşacağınız o mertebedeki adamım” der…
Yorum yazınız (1 Yorum)
Son Güncelleme ( Çarşamba, 15 Ağustos 2007 )
Devamını oku...
 
HAYATA BAKIŞ FARKI
Yazar sefa ağbulut   
Çarşamba, 15 Ağustos 2007
Çar ve Fakir İşci

Hayat sizin ona baktığınız yönde güzeldir...

Bir defasında Rus çarı at arabasıyla ülkesini dolaşıyormuş.

Araba yoldaki kanal inşaatının önünde durmak zorunda kalmış.

Yolunun üzerinde kanal kazan işçiler, Çar'ın arabasını görünce heyecanla irkilmişler.

Çar arabadan inmiş ve kan ter içinde kalan bir işçiye sormuş:

"Bu kadar yoruluyorsun, kan ter içinde kalıyorsun peki iyi para
kazanabiliyor musun?"

"Bana yetecek kadar kazanıyorum efendim diye yanıt vermiş işçi.

"Yani ne kadar " diye tekrar sormuş Çar.

İşçi başını öne eğmiş ve şöyle yanıt vermiş;
"Borçlarımı ödeyebiliyorum, gelecek için faize yatırabiliyorum, Kalanı ile de hergün sıcak tasda yemek yiyebiliyorum efendim "

Çar çok şaşırmış,

Ülkede bu kadar az para kazanan, boğaz tokluğuna çalışan bir kanal işçisi nasıl olurda bu kadar az parayı, bu kadar çok yerde, bu kadar verimli kullanabilir diye merak etmiş.

Dayanamadan tekrar sormuş:

"Peki paranı nasıl yettirebiliyorsun da bu kadar faydalı işe fırsat
bulabiliyorsun?"

İşçi yanıt vermiş:

"Babama bakıyorum : Bu eski borçlarımı ödediğim anlamına gelir.

Oğlumun nafakasını çıkarıyorum: Bu ise gelecek için yatırım yaptığım anlamına gelir. Yani böylece paramı faize yatırmış oluyorum.

Hergun bahçemde tek yetişen sebzeyi lahanayı yiyoruz: Olsun!! Lahana da sıcak yemektir. Karnımız doyuyor sevgili Çarım" demiş.

Çar fakir işçinin verdiği yanıttan çok etkilenmiş ve hemen onu bir kese altınla ödüllendirmiş. Saraya döndükten sonra ise akıllı işçinin sözlerini, bir bilmece olarak yaverlerine sorup onları sınamış
.Yorum yazınız (1 Yorum)
Son Güncelleme ( Çarşamba, 15 Ağustos 2007 )
Devamını oku...
 
CIR CIR BÖCEĞİ
Yazar sefa ağbulut   
Çarşamba, 15 Ağustos 2007
CIRCIR Böceği ( hayat dersi uygulayabilene! )
Bir gün New-York'ta bir grup iş arkadaşı, yemek molasında dışarıya çıkar.

Gruptan biri, bir Kızılderili'dir.

Yolda yürürken insan kalabalığı, siren sesleri, yoldaki iş makinelerinin çıkardığı gürültü ve korna sesleri arasında ilerlerken, Kızılderili, kulağına cırcır böceği sesinin geldiğini söyleyerek cırcır aramaya başlar.

Arkadaşları, bu kadar gürültünün arasında bu sesi duyamayacağını, kendisinin öyle zannettiğini söyleyip yollarına devam eder.

Aralarından bir tanesi inanmasa da, onunla aramaya devam eder.

Kızılderili, yolun karşı tarafına doğru yürür, arkadaşı da onu takip eder.

Binaların arasındaki bir tutam yeşilliğin arasında gerçekten bir cırcır böceği bulurlar.

Arkadaşı, Kızılderili'ye: "Senin insanüstü güçlerin var. Bu sesi nasıl duydun?" diye sorar.

Kızılderili ise; bu sesi duymak için insanüstü güçlere sahip olmaya gerek olmadığını söyleyerek, arkadaşına kendisini takip etmesini söyler.

Kaldırıma geçerler ve Kızılderili cebinden çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlar. Birçok insan, bozuk para sesini duyunca sesin geldiği tarafa bakarak, onun ceplerinden düşüp düşmediğini kontrol eder.

Kızılderili, arkadaşına dönerek: "Önemli olan, nelere değer verdiğin ve neleri önemsediğindir. Her şeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin." der.
Yorum yazınız (1 Yorum)
Son Güncelleme ( Çarşamba, 15 Ağustos 2007 )
Devamını oku...
 
Devamı...
<< Başa Dön < Önceki 31 32 33 34 35 36 37 38 39 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 211 - 217 Toplam: 268
© 2012 Avşarcık
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.