|
|

|
|
Anasayfa
|
|
Yazar cihan
|
|
Salı, 07 Ağustos 2007 |
|
BEN KÖYÜMÜ ÖZLEDİM HER SABAH ERKEN KALKAR, TEMİZ HAVAYI SOLURDUK BAHAR GELDİMİ KIRLARA ÇIKAR ÇİÇEK TOPLARDIK BİR MUMDUR DUDU MUMUDUR,SİSE MUMDUR ÇOR MUMDUR DAVÇOR MUMDUR TÜRKÜSÜNÜ SÖLERDİK BEN O TÜRKÜLERİ ÖZLEDİM
YAZLARI HER AKŞAM MAÇ YAPARDIK KİM GOL ATARSA O MARADONA OLURDU KALECİDE KURTARIŞLARINDA KALECİ PANTER DİYE BAĞIRIRDI BEN MAÇ BİTMEDİ DİYE KARANLIK ÇÖKMEDEN EVVEL EVE GİTMEZDİM YA BABAMDA HER AKŞAM BANA KIZARDI BEN BABAMIN BANA O KIZMALARINI ÖZLEDİM.
TAŞLARDAN ARABA YAPARDIK SOPA TAKARDIK BAŞINA KİM HIZLI GİDERSE O, 302 OLURDU DİĞERLERİ KAMYON BİRDE ÇELİK ÇOMAK VARDI KİM DÜŞÜRMEDEN DAHA ÇOK İLERİYE VURURSA DİYE YARIŞLAR YAPARDIK BEN O YARIŞLARI ÖZLEDİM
KARANLIK ÇÖKTÜKTEN SONRA RAHMETLİ EMMİNİN KRONUN BAHÇESİNE GİRERDİK ERTESİ GÜNDE BİZ GİRMEMİŞ GİBİ GİDER EMİNİN,KORUNUN HARAM OLSUN DEMESİNİ DİNLERDİK BUNLARI DOĞRU BULMUYORUM AMA BEN O GÜNLERİMİ ÖZLEDİM
ÇATISIZDI DAMLARIMIZ, KAR YAĞARDI BİZDE KÜRERDİK BİR GÜNDE BAZEN 2 BAZEN 3 DEFA BİRİMİZ DOZER OLURDUK BİRİMİZ KEPÇE BİRDE BUNLARIN SESİNİ ÇIKARIRDIK BÖLECE DAHA ERKEN BİTERDİ İŞİMİZ BEN O GÜNLERİMİ, KAR YAĞAN KÖYÜMÜ ÖZLEDİM
SU ISININCA BANDEYDE YÜZERDİK, O TEMİZ SUDA GÖLLERDE BOY ÖLÇÜŞÜRDÜK DİPTEN TAŞ ALMA YARIŞLARI YAPARDIK KIZGIN SOLEGEBININ TAŞLARINA UZANIRDIK AÇLIKTAN PERİŞAN OLARAK EVE DÖNERDİK BEN O YAZLARIMIZI ÖZLEDİM.
AŞIK OYNANIRDI KABIK AŞIK AĞIR OLSUN DİYE ORTASINI DELER LEHİM DÖKERDİK AYAK SAYAR ATARDIK KINALIYI AZ MI KAVGA ETTİK AŞIK İÇİN? BEN O KAVGALARI ÖZLEDİM KIŞ SOĞUĞUNDA OCAK YAKARDILAR ANNELERİMİZ HEM ISINIRDIK HEM SICAK EKMEK YERDİK SICAK EKEMEĞE TERE YAĞINI SÜRER EV PEYNİRİDE KATAR DÜRÜM YAPARDIK BİRDE YANINDA ÇAY OLDUMU DEĞMEYİN KEYFİMİZE SOĞUK HAVADA ORTALIĞA YAYILAN ÇAYIN BUHARINI ÖZLEDİM
ÖZLEDİM BEN BACALARDAN KAR KÜREMELERİMİZİ ÇELİK ÇOMAK,PİL DİKME AŞIK OYNAMALARMIZI BİRDE HER SABAH KÖYÜN O BAYRAM HAVASI GİBİ HERKESİN MALLINI ,DAVARLARININ SALI VERİŞİNİ O ÇINGIRDAĞIN ÇIKARDIĞI SESİ ÖZLEDİM.
KIŞIN DEVERÜZÜYÜ ÖZLEDİM 2 TANE TİLKİ BİR HIRÇ BİR GELİN 2 DEVEYİ KÖY EVLERİNİ GEZİŞİNİ EVLERDEN TOPLANAN YAĞI BULGURU UNU ŞEKERİ YEMEK YAPIP TÜRKÜLER SÖYLENMESİNİ ÖZLEDİM.
HEPSİNİ ÖZLEDİM BEN KÖYÜMÜ ÖZLEDİM KÖYÜMÜ ÖZLEDİM........ Yorum yazınız (2 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 08 Ağustos 2007 )
|
|
|
Yazar cihan
|
|
Salı, 07 Ağustos 2007 |
Yıllar sonra gedi Ankaraya susuzluk!. Bir ayrılık daha ankara Bir aşkı daha yaktın ankara Su aşkımı. Dağların,yolların ve beyazının içinde kayboldum Susuzluk içinde yandım Tozların dumanın içinde kayboldum. Herkesi su sornu kaplamışken Ben yanıyordum ankarada, Sevdiğim su başka yollarda Başka yollardaydı ankarada… Ne sen anladın, Ne sen çözdün, Ankara yaktın yandırdın bir daha Sözlerim vardı sana Gözlerim vardı dağlarında Gençliğimin özü gizliydi sevdalarında Yalanlarım yoktu caddelerinde Sevdalarım vardı, Kar tanelerin kadar beyaz Sevdiğim vardı ankara Sevgilimdi … onuda yaktın , Gizeminde kaybettin onuda Sevgimide … Gezdiğim caddelerin yalanlarla dolmuş Aşıklar parkın da dokunuşlarda kaybolmuş Sevdiğimi.. Su aşkımı, başkasına vermişsin Su aşkımı,su sevdamı... Sen ankara Başkalaşmışsın … Sende yabancı sende yalancı olmuşsun sevdalarıma Ölüm gibi gelen bir düşün içindeyim Başka bir tene düşüyor beyazların Ve ağlayışların artık bana değil Tüm şehre ankara … Söz verdiğim,üstüne yemin ettiğim herşeyimi Aldın Ankara Su aşkımı. Yıllar sonra geldin Ankaraya susuzluk … Ankara sözüm özüm ve gizemim Sende hâla. Söz sana bir gün senin ağladığın şehre Ben gülmeye geleceğim Yağmurumla selimle … Sana bu son söz ankara Bir daha yollarına düşmeyeceğim Kaldırımlarında anılarım olmayacak… Ve kalbimde o dürüst sevgiler olmayacak … Bitti,Bittin ve Bitirdin sen ANKARA ! Su AŞKIMI....Yorum yazınız (4 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 08 Ağustos 2007 )
|
|
|
Yazar sefa ağbulut
|
|
Salı, 07 Ağustos 2007 |
|
REJİMİN İÇ YÜZÜ! Biraz kilolu olmak zengin gösterir! Hayır, yalan. Sadece şişman gösterir. Şişmanlık göreceli kavramdır. Bir gurup “zengin gösteren” kadınlar arasında, mesela, 80 kiloysanız, “ayol inceciksin, artist gibisin,” balık etisin!” denir. Sizde inanırsınız. Şunu kabul etmek lazım, kimse kimseye şişmansın demez. Şişman mıyım? Sorusuna, Saçmalama yahu! veya, Olur mu canım sen incesin! Yerine E yani… veya “zaten ben zayıf sevmiyorum, ne o mankenler gibi öyle! cevabı verildiğinde, anlayın ki ilk pazartesi rejime girmelisini! Pazartesi uluslar arası rejime başlama günüdür. Pazar günü başlanamaz mesela nedense! Yalnız şunu da unutmayın: Şişmanlar her istediklerini yiyebilirler, yüzleri daha gergin ve parlak, elleri daha kemiksiz, daha güzel olur. Kalabalık sokakta biri çarpınca , yere düşüp yaralanmazlar. Bazen ani rejim haberleri ile ülke sarsılır! Ekmek şişmanlatıyormuş. Eee, bütün bu ekmeksiz yılların hesabını kim verecek. Üzüm şişmanlatıyormuş. E hani meyve yiyin diyordunuz ? O tek başına şişmanlatmaz, ama bununla birlikte yiyince çok kötü. Ötekini pişirmeden yersen iyi, pişirirsen içindeki şeker ortaya çıkıyor falan , bir sürü laf. Tıp AIDS’e ve kansere çare bulmak üzere, ama hala neyin şişmanlatıp neyin zayıflattığı tam olarak belirginleşmiş değil! Bence bir gurup şişman doktor arada çıkıp kafa karıştırıyor. Üzüm yiyin üzüm hohoho. Hay Allah, üzüm şişmanlatıyormuş, yeni bulduk! Gögüs kanserini çözmek üzereyiz ama üzümün kalorisini hesaplıyamıyoruz, hahahahayt! Şişman diyetisyenlere güvenmeyin ! Valla işiniz zor başta kilolu hanımlar ve beyler, Haydi kolay gelsin çık çıkabilirsen işin içinden. Yorum yazınız (2 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Salı, 07 Ağustos 2007 )
|
|
|
Ufak şeyleri dert etmeyin 1 |
|
Yazar sefa ağbulut
|
|
Pazartesi, 06 Ağustos 2007 |
Çogu zaman kendimizi kaptırıp bazı şeyleri fazla dert ederiz,ama yakından bakınca,bunlar hiçde öyle büyütülecek seyler degildir.tüm dikkatimizi kücük sorunlara yöneltip,onları normal boyutlarının çok üstüne cıkarırız. örnegin trafikte bir araç önümüzü kesebilir.oluruna bırakıp yolumuza devam etmek yerine öfkelenmeyi kendimize hak buluruz.kafamızda hayali bir kapışma yaratırız hatta çogumuz bu olayı unutmak yerine başkalarınada anlatırız.
peki neden öbür sürüçüyü kazasını nerede yaparsa yapsın,diye bırakmayız sanki. o kişiye acımayı deneyin ve öyle bir telaşı yaşamanın ne kadar zor olabilecegini düşünmeye calışın.bu yolla kendimizi daha cok kollamış ve diğer insanların sorunlarını üstlenmekten kacınmış oluruz.
Günlük yaşamlarımızda oluşan buna benzer daha pek çok "ufak şeyler" vardır bu uzun bir kuyrukta beklemek olabilir,haksız eleştirilere uğramak,ya da yapılacak bir işin bütün hamallıgını üstlenmek olabilir. Ufak şeyleri dert etmeyerek neler kazanabilecegimizi göreceksiniz.
Pek çok insan yaşam enerjilerinin büyük miktarını "ufak şeyleri dert ederek" harcadıkları için yaşamın güzelliğini ve büyüsünü tümüyle ıskalamaktadırlar.
ufak şeyleri dert etmeyin hayatınızı hoş kılın. Yorum yazınız (1 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Salı, 07 Ağustos 2007 )
|
|
|
Yazar sefa ağbulut
|
|
Pazartesi, 06 Ağustos 2007 |
Teknoloji o kadar hızlı gelişiyorki, biz ayak uydurup nasıl çalıştığını öğrenene kadar başka bir model icat ediliyor. hala bilğisayar kullanmayı bilmeyen ve bu işe çekingen duran insanlar var. çokta haklılar. Kolay degil. En sonunda, bir süre önce, teknoloji firmaları insanların bu korkularını keşfetti ve alati olan insanın, daha kolay anlayacagı, daha basit, daha insancıl kullanma şekillerine sahip modeller üretmeye başladılar. Bunun adınada " user friendly" dediler. Yani kullanıcı için daha basit proğramlar, bakınca hemen anlaşılan, özel bir eğitim gerektirmeyen modeller anlamında.mesela açılış düğmesi yeşil, kapanış düğmesi kırmızı gibi, herkesin anlayacağı özellikler. Bu kavram türkiyeye birebir tercüme olarak girdi "kullanıcı dostu". kullanıcı dostu bilgisayarlar ve cep telefonları. Şimdi tabii biz daha duyğusal insanlarız. Yani öyle amerikalının, almanın dost kavramıyla bizimki örtüşmez. Bizde dost gerektiğinde canını verir. borç verirmi bu bilğisayar? yoo! derdini dinlermi? yoo! Senin için kavgaya girermi? yoo! Hani kullanıcı dostuydu? İşte efendim kapatma kırmızı açma yeşil. bumu dosluk?! Tercüme edince olmaz. Kullanıcı dosttu bilğisayar dersen adam geçer bilgisayarın karşısına; Abi ayşe beni terk etti bilgisayar, lütfen seceneginizi girin, Ayşe beni terketti diyom oolum lütfen seçeneğinizi girin, Büyük halyal kırıklığı böyle dost olmaz olsun! diye pencereden fırlatır aleti sonra. Ya başka çözümler bulacaksın yada telefonda yardım hatları kuracaksın, gercek bir insan cıkacak, nasıl çalışıyor alet anlatacak. Teknolojiden dost most olmaz! Yorum yazınız (2 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Salı, 07 Ağustos 2007 )
|
|
|
Yazar sefa ağbulut
|
|
Pazartesi, 06 Ağustos 2007 |
Sizinde başınıza gelmiştir muhakkak ......... arkadaşlık göreceli bir kavramdır. Çogu zaman ahbaplıkla, hatta bir kere bir yerde tanışmış olmakla karıştırılır Lütfen kuralları doğru koyalım; Eger tanıdıgınız kişinin doğru ismini ve soyadını, ne iş yaptığını, medeni durumunu,nerede oturdugunu, ev ve cep telefonunu bilmiyorsanız, o sizin arkadaşınız değil tanıdığınızdır. "Kankayız", "yakınımdır" ve o benim canım çiğerim", arkadaşlık kelimesinin içini bu kadar boşaltığımız için içat etmek zorunda kaldığımız şeylerdir.! Özellikle mail arkadaşlığı, ve chat yapmak "arkadaşlık" kavramını darma duman yapmıştır. Ben istanbuldan "kozmikcimbom" ve adanadan "elvis78" in birbirlerine bu isimle hitap ederek, internet üzerinden yaptıkları, geyik muhabbetlerine arkadaşlık adı verilmesini reddediyorum. peh sanal arkadaşlık. o da neki Yorum yazınız (1 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Salı, 07 Ağustos 2007 )
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 31 32 33 34 35 36 37 38 39 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 246 - 252 Toplam: 268 | |
|