|
Bir ve sıfırın anlamı!... |
|
Yazar sefa ağbulut
|
|
Cuma, 03 Ağustos 2007 |
1982 yılı Gazi Üniversiteis Basın Yayın Yüksek Okulu'nda 2.Sınıf Öğrencileri Türkiye ekonomisi dersinin hocasını bekliyor. Sınıf, öğrencilerin gürültü patırtısıyla sallanırken sert görümünlü hoca kapıda beliriyor, içeriye kızgın bir bakış atıp kürsüye geçiyor. Tebeşirle tahtaya kocaman bir (1) rakamı çiziyor, "Bakın" diyor. "Bu sizin kişiliğinizdir. Hayatta sahip olabileceğiniz en değerli Şey. Sonra (1)'in yanına Bir (0) koyuyor: "Bu Başarıdır. Başarılı Bir Kişilik (1) 'i (10) yapar". Bir (0) daha."Bu tecrübedir.(10) iken (100) olursunuz. Sıfırlar böyle uzayıp gidiyor: Her yeni sıfır, kişiliğe yeni bir zenginlik katıyor. Yetenek, Disiplin, Sevgi.....
Eklenen her yeni (0) ın kilişiliği 10 kat zenginleştirdiğini anlatıyor hoca...
sonra eline silgiyi alıp en baştaki (1)'i siliyor Geriye anlamsız bir sürü sıfır kalıyor ve Hoca yorumu yapıştırıyor. "Kişiliğiniz yoksa, Sizler Hiçsiniz." Yorum yazınız (2 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Cuma, 03 Ağustos 2007 )
|
|
|
Mutluluk diye seslenin..... |
|
Yazar sefa ağbulut
|
|
Cuma, 03 Ağustos 2007 |
|
O hep sıcak rüzgârlarla girerdi insanların hayatına Öyle saati falan da yoktu... Kapıyı aniden çalar ve girerdi içeri Ama aslında hep çağırılmayı bekleyen. İstediği zaman da giderdi Hayatın rengiydi o sanki.. Küçük bir çocuğun gözlerindeki gülümsemeydi Hayatla dalga geçmekti Size sarılan bir eldi. Yağmur sonrasının rengârenk gökkuşağıydı. Hayatı olduğu gibi kabul edip, bize sunulanı en iyi şekilde yaşamaktı. O her yerdeydi.. Şimdi de belki çok yakınımızda bir yerlerdedir... Sadece "mutluluk" diye seslenin o sizi bulur!! Yorum yazınız (2 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Cuma, 03 Ağustos 2007 )
|
|
|
Açıklanması Gereken Bir Acı Olay |
|
Yazar deniz
|
|
Perşembe, 02 Ağustos 2007 |
|
“Ne ekersen onu biçersin.” “Kızı serbest bırakırsan ya davulcuya kaçar ya zurnacıya.” Şimdi bu atasözleri neren çıktı demeyin. Çünkü anlatacağım konuyla alakalıdır. Hem de çok... Geçtiğimiz senelerde gazete ve tvlerde şu haberi görmüşsünüzdür: Üniversitenin birinde yönetim büyük uğraşlar ve masraflarla konferans vermek üzere Amerika’dan bir profesör getirtiyorlar. Aynı üniversitenin başka bölümünde ise, ünlü bir bayan getirtiliyor. Magazin dünyasından bu bayanın konferansı dolup taşarken, o profesöre sadece 4 kişi katılıyor. Ve üniversite yönetimi feryatlar içinde dert yanıyorlar bu durum karşısında. Şimdi bu konuyu basit bir durum gibi algılamadan belki bilimsel yönüyle de yanıtlarsanız ya da yorumlarsanız sevinirim. Çünkü bu olayın açıklamasını yaptığımda ne kadar önemli olduğunu göreceksiniz. Gelen yorumlara göre en kısa sürede yine bu yazı altında yorum bölümünde cevabı vereceğim. Sadece cevapta değil aydınlatıcı bilgi diyeyim. İlgilenenlere teşekkürler..... Yorum yazınız (8 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Perşembe, 02 Ağustos 2007 )
|
|
|
Yazar cihan
|
|
Çarşamba, 01 Ağustos 2007 |
Zamanlar kalleş şimdi, herşey artık bir oyun Manzaralar hüzünlü insanlar ağlamaklı. Bir akşam getir bana, gizlice ve en saklı Saatleri birer birer Duymak nedir bilir misin? Duymak, ama anlatamamak Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek 'Seviyorum' diyememek Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin? Yokluğun sırtıma saplandı bir bıçak gibi Akıtır taşa, toprağa kanımı Dünya seninle aydınlık ve güzeldi Şimdi bin güneş doğsa götürmez karanlığımı seni arıyorum kalabalık caddelerde, tanımadığım insanlar geçiyor, sen yoksun.. perişan hayallerimin başladığı yerde, sana sesleniyorum, duyuyor musun? beyaz güller açtı bahçelerde , sevdiğin.. ya o karanfil , baygın kokulu çiçek. gel yalnızlık bahçeme beyazlar giyin, anladımki bu ömür sensiz geçmez artık nerdesin !! Yorum yazınız (3 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Perşembe, 02 Ağustos 2007 )
|
|
|
Yazar cihan
|
|
Pazartesi, 23 Temmuz 2007 |
|
Yıllar vardır hasretine yandığım. Çocukluk yıllarda en son gördüğüm. Gelene, gidene sorduğum. Köyüm AVŞARCIK............. Duydum ki yolların yapılır olmuş, Bandeyde ağaçlar yetişir olmuş, Köprün tamamlanıp, geçilir olmuş, Korteygaramıkta araçlar kalmaz olmuş......... Derler ki okulun kapanmış, Gurbete gidenler gelmez olmuş. Şimdi, Avşarcığının sitesi meşhur olmuş Köye gidemeyen bakar olmuş Mağracıktan gavgaliye,tepeler yeşil olmuş. Tarlalar, diyorlar hep hozan olmuş, Rençberliğe lüzum kalmamış Köyüm AVŞARCIK Eski Köyüm gitmiş, yenisi gelmiş, Tandır kalkmış safa kurulmuş, Yeni Binalar yapılır olmuş. Çehren, çok değişmiş diyorlar Köyüm AVŞARCIK....... gidipte alın sürsem toprağına, Yıkılmış viran olmuş,evime doğdum odaya ısırgan otu dolmuş... Ben duydum yazdım, gidip görmedim. Yıllar var ki hasretinle inledim. Cihanım en kısa zamanda arzum, dileğim. Şu yeni halıni görmektir, köyüm AVŞARCIK............... Yorum yazınız (2 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 01 Ağustos 2007 )
|
|
|
Yazar sefa ağbulut
|
|
Cuma, 13 Temmuz 2007 |
Ben koca şehirde yanlız sen yanlız biz yanlız onlarda yanlız
ben sen biz ve onlar neden bulamayız birbirimizi bagırsam sesimi duyarsınız sesini duyarım bu yanlızlık neden?Yorum yazınız (1 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 01 Ağustos 2007 )
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 31 32 33 34 35 36 37 38 39 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 253 - 259 Toplam: 268 |