Deftere En Son Yazılan

Umut Rıza Ertürk
Veli amcanin mekani cennet olsun....

Kimler Sitede

Şuanda 17 misafir bağlı

Giriş Formu

Şablon Seçici

rhuk_solarflare_ii
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator

Anasayfa
Sen
Yazar deniz   
Cuma, 23 Kasım 2007
Sen Tanrının övüp yarattığı;Dünya yaşam her şey sen varsın diye anlamlı, sen varsın diye güzel. Güzel sen gördüğün için güzel. Çirkin sen beğenmediğin için çirkin.Sevmek sen varsın diye sevmek…Yüreğinde neler taşırsın neler. Ne zorluklara göğüs gerersin. Tek başına dimdik ayakta.İşte her şey sadece senin ellerinde. Sen nasıl istersen, sen nasıl dersen, nasıl uğraş verirsen öyle. Senin ellerinde. El ele tutuşup orman olmalı.Değeri sen verirsin. İyilikler hep senin yüreğindedir bilirim.Sensiz olmaz hiçbir şeyin anlamı.Sensiz bir dünya dünya olmaz. Sevdin mi seversin yani, en derindendestanlar yazarsın, savaşta, barışta, sevgide yani yaşamda.Sen cesur bir yüreksin, bir yalnız adam.Nelere nelere göğüs gerersin. Yıkılıp kalmazsın yinede.Ne yaparsan da kendine yaparsın her zaman. Yakıp yıksan da, nefret etsen de, affetmesen de tüm kötülükleri de iyilikler gibi kendin için yapmış olursun aslında sadece. Sen düşünülesi tek varlık. Tek sen düşünmeyi bilirsin. Tanrı tarafından yaratma yeteneği de tek sana verilmiş hediye. Öyle değer vermiş ki sana nurunu katmış. Sen asil yaratık. Her şey senin için yaratılmış. Sen göresin diye, görüp de anlayasın diye. Aşk koymuş yüreğine, en yüce duyguyu vermiş bence. Sen önünde secde edilesi. Sadece şeytanın uymadığı.  Bebeklikte her şey çok masum. Bilmezsin hiç eğriyi, doğruyu. Yetişmen için nice emekler harcanır.Ve sen aslında bu hayata yapayalnız gelirsin. İlk yaptığınsa ağlamak. Dünyaya gelirken sen, giderken başkaları… İşte bu sensin insanoğlu. 

*Kimsin Sen’in cevabıdır.

Yorum yazınız (1 Yorum)
Son Güncelleme ( Cuma, 23 Kasım 2007 )
 
KOYUN KUZUSUNA YANAR
Yazar Selin   
Perşembe, 22 Kasım 2007

Koyun kuzunun arkasında meleşir

Kesilen kuzusunun ardından çaresizce bağrışır

Doyamadım kuzuma of of felek der

Etrafında deli divane misali dolaşır

 

Cellat kasap acımasızca vurur hançeri

Kuzucuk savunmasızca tepinip durur

Etraf bi anda kırmızıya boyanır

Of of buna nasıl yürek dayanır

 

Allahım sen kanatsız meleklerine yardım et

Biz insanoğluna bağışladın onlardan et

Yine de çiğer parçası insan kıyamıyor körpecik kuzuya

Güzel Allahım hiçbir anayı kuzusunun arkasından gözyaşı akıttırmaya.

 

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( Cuma, 23 Kasım 2007 )
 
Cevap: işte o 20 ülke
Yazar deniz   
Perşembe, 22 Kasım 2007
Yine paltosuz gelmiş, bir de peruk takmış.
Gelirken yanında bilgisayarını da getirmiş. Pis ve çapaçul bir durumda. Safran sarısı bir yüzü var. Kafasının içinde kim bilir ne tilkiler dolaşıyor. Vaktinde üç roman yazan adam bu mu? Zaman dünkü başarılı adamdan geriye kişiliksiz bir virane bırakmış. Şimdi bir sanal manyak, tam bir manyak. Saçma sapan amaçlar peşinde koşuyor.Ben insanları severim ama insanlar ayağını yorgana göre uzatmalı. Davul bile dengi dengine çalar. Kim bilir kaç adam böyle sudan sebeplerle ziyan oldu."Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( Perşembe, 22 Kasım 2007 )
 
BABALAR
Yazar deniz   
Perşembe, 22 Kasım 2007

BABALAR OKUYUN DERİM!

Çünkü bu bir gerçek!

            6 Yaşında: Babam her şeyi biliyor.

            10 Yaşında: Babam çok şey biliyor.

            15 Yaşında: Ban da babam kadar biliyorum.

            20 Yaşında: Şu muhakkak ki, babamın öyle  pek fazla bir şey bildiği yok.

            30 Yaşında: Bir kere de babamın fikrini sorsam fena olmayacak.

            40 Yaşında: Ne de olsa babam bazı şeyleri biliyor.

            50 Yaşında: Babam her şeyi biliyor.

            60 Yaşında: Ah, babam hayatta olsaydı da kendisine danışabilseydim.

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( Perşembe, 22 Kasım 2007 )
 
KURDUN "Kırmızı Başlıklı Kız Vakası" Savunması
Yazar deniz   
Perşembe, 22 Kasım 2007
"Kırmızı Başlıklı Kız" masalını bir de kurdun ağzından dinleyelim :

Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım. Orman benim evim, temiz tutmak da benim görevim. Derken bir kız beliriverdi. Kırmızı başlık ve peleriniyle çok şüpheli bir görünümü vardı. Kimin aklına gelir bu garip kıyafeti giymek. Bir kurnazlık peşindeydi mutlaka. Bir süre dikkatle izledim bu garip kızı. Elinde taşıdığı üzeri örtülü sepette kim bilir ne taşıyordu!.. Yürüyüşü bile normal değildi. Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana büyükannesinin evine gittiğini söyledi ama gel de inan. Yine de bıraktım peşini kendi işime döndüm. Ama aklım o kıza takıldı bir kere... Bir gidip bakayım doğru mu söyledikleri dedim kendi kendime; gerçekten böyle bir büyükanne var mı? Siz olsaydınız gerçekliğini kontrol etmek istemez miydiniz? Orman benim evim. Ben hem ev sahibiyim, hem de diğer orman sakinlerine karşı sorumluyum. Neyse uzatmayayım... Gittim, baktım ve gerçekten bir büyükanne buldum. Sorduğumda "evet o küçük kız benim torunum" dedi. Ben de sorumlu bir kişi olarak; "bu küçük kız yabancılarla konuşulmayacağını öğrenmemiş daha!..." dedim ve anlattım küçük kızla karşılaşmamı... Büyükanne de ürperdi ve birlikte küçük kıza bir ders vermeye karar verdik. O yatağın altına saklandı, ben Onun geceliğini giydim, başlığını taktım ve yatağına yattım. Küçük kız birazdan içeri girdi. Seslendi cevap verdim. Ne şaşkın bir çocuk!.. Beni büyükannesi sanıvermişti. Ben benim büyükannemi değil sesinden, kokusundan bile tanırım oysa ki. Neyse bunlar bir şey sayılmaz, daha neler yaptı bilseniz. Kulaklarımın niçin büyük olduğunu sordu. Ne ayıp şey hiç sorulur mu?... Yine de çocukluğuna verip yumuşak bir sesle cevapladım. "Seni iyi dinlemek için"... Ama bu sefer kalkıp da burnumun niçin büyük olduğunu sormaz mı?.. Küçük kız hiç mi hiç terbiye almamış. Ben zaten burnumu kendime kompleks haline getirdim, öz-güvenim sallantıda. Psikologlar, estetikçiler... Dünya para harcıyorum ama nafile. Yine aldırmamaya çalışırken bu sefer de ağzımın kocaman olduğunu yüzüme vurmaz mı? Tabi ki kızdım, siz olsanız kızmaz mıydınız? O sinirle ayağa fırlayıp peşinde koşturmaya başladım. Birden ne olsa beğenirsiniz! Bir kocaman avcı elinde tüfek kapıdan dalıverdi. Beni "seni hain kurt, büyükanneyi yedin değil mi?.." diye suçlamaz mı !.. Halbuki büyükannenin kılına bile dokunmadım, O da saklandığı yerden çıkıp beni korumaya çalışmadı. Malum yaşlılık, kulakları iyi duymuyor. Avcı mahkeme yapmadan infaz kararımı verdi. Tabi ben de adalet bulamayacağımı, hatta canımı yitireceğimi anlayıp pencereden zor attım kendimi. Geçirdiğim büyük korkunun sarsıntısı yetmiyormuş gibi o gün - bu gün ormanda bile yüzümü rahat gösteremez oldum. Adım haine çıktı.
Yeter Artık...
Ben Suçsuzum...Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( Perşembe, 22 Kasım 2007 )
 
20 Ülke Gizli Bul Bakalım Hangileri?
Yazar deniz   
Çarşamba, 21 Kasım 2007
Bu paragraf içinde saklı 20 Ülkeyi bulabilir misiniz ?....


"Yine paltosuz gelmiş, bir de peruk takmış.
Gelirken yanında bilgisayarını da getirmiş. Pis ve çapaçul bir durumda. Safran sarısı bir yüzü var. Kafasının içinde kim bilir ne tilkiler dolaşıyor. Vaktinde üç roman yazan adam bu mu? Zaman dünkü başarılı adamdan geriye kişiliksiz bir virane bırakmış. Şimdi bir sanal manyak, tam bir manyak. Saçma sapan amaçlar peşinde koşuyor.Ben insanları severim ama insanlar ayağını yorgana göre uzatmalı. Davul bile dengi dengine çalar. Kim bilir kaç adam böyle sudan sebeplerle ziyan oldu."



Bulursunuz,bulursunuz !.......Yorum yazınız (1 Yorum)
Son Güncelleme ( Çarşamba, 21 Kasım 2007 )
 
Devamı...
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 29 - 35 Toplam: 265
© 2010 Avşarcık
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.