|
|

|
|
Anasayfa
|
|
Anmak Anılmak Üzerine Bir Yazı |
|
Yazar deniz
|
|
Pazartesi, 19 Kasım 2007 |
|
Anmak dünü bugüne taşımak, bugünü yarına bağlamaktır. Anılmak yıllar öncesinden gündemde yer almaktır. Anmak vefakârlığın, anılmak unutulmamanın alametidir. Bu anlamda anmak ta anılmak ta güzeldir, nimettir. Anılmak var hayırla, rahmetle, dua ile anılmak var lanetle ya da acı bir tebessümle, dudak büküşle. Anılmak var iyi bir namla, şanla, imanla. Anılmak var ahla vahla kahkahayla. Anılmak var melekçesine, anılmak var iblisçesine, anılmak var Adem gibi, hatırlamak şeytancasına, anılmak var Musa gibi, yad edilmek var Firavuncasına… Kimileri anıldıkça büyür, kimileri hatırlandıkça çirkinleşir, küçülür. Kimileri ananlara hedef gösterir, şereftir. Kimileri de ananlara züldür, leke getirir. Evet, bütün beşerin hakkıdır beka emeli fakat bu hakkı ne taştan ne leşten istemeli. Anılmak için hizmet yetmeli, anmakta gönülden gelmeli… Anmak ve anılmak hedefimiz olsun sevgiler…. Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 19 Kasım 2007 )
|
|
|
Annelerimizden ne ögrendik! |
|
Yazar sefa ağbulut
|
|
Pazartesi, 19 Kasım 2007 |
ANNELERİMİZDEN NE ÖĞRENDİK ?
> >IYI YAPILMIŞ BIR IŞI TAKDIR ETMEYI: > >"Bana bakin, çıkın birbirinizi dışarda gebertin, evi daha yeni temizledim...!!!"
> >DUALARIN GUCUNU: > >"Yat kalk dua et ki baban müzik setinin bozulduğunu farketmedi..."
> >ZAMANA KARŞI YARIŞMAYI: > >"O oyuncaklarını topla yoksa bi tekme attığım gibi hepsini karşı sahilden toplarsin.."
> >MANTIKLI DÜŞÜNMEYI: > >"Ben öyle dıyosam öyledir...!!!"
> >İLERİ GÖRÜŞLÜ OLMAYI: > >"Çıkmadan Önce temiz bi Çamaşır giy.. yolda Allah korusun başına bişi gelir kirli çamaşırla etrafa rezil olursun."
> >HAYATIN TRAJIKOMIK YANLARINI: > >"Sen daha orda gülmeye devam et, birazdan ben seni tam güldürücem... "
> >HAYATIN ÇELİŞKILERLE DOLU OLDUĞUNU: > >"Kapa çenenı ve çorbanı iç ..!!"
> >DAYANIKLI OLMAYI: > >" O ıspanak bitene kadar sofradan kalkmak YOK..!!!"
> >HAVA RAPORU TAHMINI YAPMAYI: > >" Şu dağınıklığa bak... yabancı biri görse odanın ortasından kasırga geçmiş sanır..."
> >ABARTMAYI: > >"Sana 500 bin defa söyledim kirli ayakkabılarinla içeri yürüme diye..!!"
> >DAVRANIŞ PSİKOLOJİSİNİ: > >"Babana çekiceĞine biraz bana çekseydin noolurdu ..."
> >OLAĞANÜSTÜ DURUMLARA HAZIRLIKLI OLMAYI: > >"Dinleme bakalım anne sözü dinlemee...!!! 'Kafana meteor düşücek kenara çekil' diye bağırsam onu bile dinlemezsin dimi......!!!!"
> >KISKANMAYI: > >" Dünyada senin annen baban gibi mükemmel bi aileye sahip > >olmayan kaç milyon çocuk var biliyo musun..."
> >SABIRLI OLMAYI; > >"Baban eve gelsin, sen görürsün''
> >HAKKIMIZI ALACAĞIMIZI; > >"Eve vardığımızda ben bilirim sana yapacağımı"
> >DİYALOG KURMAYI; > >"Sana bir şey sorduğumda cevap ver...!!" > >"Ne söyleyeyim anne?" > >"Sus!! Bana cevap verme!!!"
> >TIP BİLGİLERİNİ; > >"Gözlerini şaşı yaparken bir gün öyle kalıvereceksin,göreceksin gününü"
> >OLGUN OLMAYI; > >"Bu tabağın hepsini bitirmezsen asla büyüyemezsin."
> >GENETİK BİLGİLERİ; > >"Sen de o lanet olası babana çektin."
> >BİLGELİĞİ; > >"Benim yaşıma gel de anlarsın o zaman."
> >V E ...
> >ADALETİ; > >"Bir gün senin de çocukların olacak.. inşallah onlar da sana > >senin şimdi bana yaptıklarını yaparlar..." Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 19 Kasım 2007 )
|
|
|
Yazar Şeniz Alev Ertürk
|
|
Cumartesi, 17 Kasım 2007 |
|
19.11.2007 TARİHİNDE PAZARTESİ GÜNÜ UMUT KALP HASTANESİNDE AMELİYAT OLACAK SELVER AKPINAR’IN AMELİYATI İÇİN ACİLEN B Rh + (POZİTİF) KANA İHTİYAÇ VARDIR. İLGİLİLERİN 0537 453 64 00 VEYA 0537 603 94 58 NOLU TELEFON İLE İRTİBATA GEÇMELERİ ÖNEMLE RİCA OLUNUR. Selver Akpınar’a acil şifalar dileriz. Yorum yazınız (2 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 17 Kasım 2007 )
|
|
|
Ada Sahibi ya da Ada Olmak |
|
Yazar AYSEL
|
|
Cumartesi, 17 Kasım 2007 |
| Ada Sahibi ya da Ada Olmak | | | Tanınmış gezgin Thomas Cook, bir araştırma gezisi sırasında Atlas Okyanusu'nun ıssız bir yerinde, çığlıklar atan milyonlarca kuşun havada daireler çizerek uçtuğunu gördü. Kulakları sağır edecek denli yüksek sesle çığlıklar atan kuşların kimileri yoruldukça, kendilerini okyanusun dev dalgaları arasına atıyorlardı. Onlar bu son hareketleriyle yaşamlarına son veriyorlar, kendilerini okyanusun dalgalarına bırakırken, çaresizlikten ölüme teslim oluyorlardı.
Bu olaya yalnızca Thomas Cook değil, o bölgede ki balıkçılarda yıllardır tanık olmuşlardı. Kuş bilimcileri ise, yaptıkları araştırmalarda göçmen kuşların farklı yönlerden gelerek okyanusta bu noktada birleştiklerini keşfediyorlar, fakat onların, birbirleri peşisıra kendilerini ölümün kucağına atmalarının nedenini bir türlü çözemiyorlardı.
Gerçek, geçtiğimiz yüzyılın ortalarında anlaşıldı. Bu trajik olayın yaşandığı yerde bir zamanlar bir ada vardı. Göçmen kuşların göç yolu üzerinde bulunan bu ada, bir deprem sonunda, okyanusa gömülmüştü. İnsanların, yok olduğunun bile ayırdına varamadıkları ada, göç yollarının ortasında kuşlar için vazgeçilmez "dinlenme" durağıydı. Kuşlar binlerce yıllık kalıtımsal alışkanlıklarıyla adanın yerini bilmekteydiler ve yıpratıcı, uzun yolculuklarının ortasında, biraz dinlenebilmek ve toparlanabilmek için, yine binlerce yıllık kalıtımsal güdüleriyle, okyanusun ortasındakiadaya geliyorlardı ama... Olması gereken yerde adayı bulamayınca, yorgunluktan bitkin bedenlerini çığlık çığlığa okyanusun sularına bırakmak zorunda kalıyorlardı.
Söz kendini toparlamaktan açılmışken soralım. Sizin hiç "kendinizi toparlayacağınız" bir adanız oldumu? Yaşamın uzun "göç yolları"nda acaba, sizinde bir yudum taze soluk alabileceğiniz, yolunuzun kalan bölümüne dinç olarak devam etmenizi sağlayabileceğiniz bir adaya sahip olabildiniz mi? Birgün yerinde bulamadığınızda ise, ona illede ulaşmak ve sığınmak için başınız dönercesine, dengeniz bozulurcasına çırpınıp kanat çırptığınız bir ada yaratabildiniz mi yaşamınızda kendinize?
Herşeyi sınırsızca paylaşabildiğiniz bir dost, yola birlikte çıkacak denli güven duyduğunuz bir arkadaş, size her zaman huzur verecek bir eş, ulaşmak için yıllardır uğraş verdiğiniz bir amaç edinebildiniz mi? Şöyle daha bir iyi bakın çevrenize... Size gelen, size sığınan...Sizin gittiğiniz, sizin sığındığınız...Sizin bulduğunuz dostlarınızı bir düşünüverin. Sonra da bir gerçeği görüverin gözlerinizle:
Sizin durup , soluklandığınız ve kendinizi toparlayabildiğiniz kaç adanız var çevrenizde ve...
Durup, sığınmak ve kendilerini toparlayabilmek gereksinimi duyan kaç dostunuz için siz bir adasınız? |
| Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 17 Kasım 2007 )
|
|
|
Yazar pasa
|
|
Cumartesi, 17 Kasım 2007 |
|
Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
|
Yazar Bülent KILIÇ
|
|
Cuma, 16 Kasım 2007 |
|
Hafta sonlarımı doldurması maksadıyla ücretsiz olarak resim kursu vermeye başlayacağım Keçiören halkevinde, gerçi buradan azcık reklam gibi olacak ama resim yapmayı seven dostlar için dijital sanat ve resim kursunun iyi bir şey olduğunu düşünüyorum. Kurs sürecinde ; 1) Dağ, ağaç,akarsu,gökyüzü vb doğal öznelerin modellemesi, doğanın oluşturulması 2)Kaplama mantığı ile fotogerçekçi doku dosyası oluşturmak ; özneleri gerçek gibi çizmek 3) Çeşitli ışık hesapları ( güneş, lamba,floresan,mum vb ) ile ortamın aydınlatılması, çizim canlı gösterilmesi 4) Render motorları ile uyumlu çıktılar 5) Animasyon mantığı ve resimin canlandırılması konularını işleyeceğiz. Bu konuyla ilgilenen dostlar bana keçiören halkevi aracılığı ile ulaşabilirler. Örnek olsun diye kursiyerlere çizdireceğim bir resmi ekledim , aşağıda görebilirsiniz. Not : Kurs ücretsiz ve para almıyorum ... resim çizmeyi bilmeyenlerin bile bunu öğrenebileceğini kanıtlamak gibi bir düşüncem var , herkesi beklerim ...  Yorum yazınız (0 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Cuma, 16 Kasım 2007 )
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 50 - 56 Toplam: 268 | |
|