Deftere En Son Yazılan

Alloeruy
How do you spell that? Preteen Art 
yewy Preteen Tgp 
>:-]] Sexy Preteen Mod...

Kimler Sitede

Şuanda 31 misafir bağlı

Giriş Formu

Şablon Seçici

rhuk_solarflare_ii
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator

Anasayfa
"Bir Dakika Hayatinizi Değiştirebilir"
Yazar deniz   
Cuma, 16 Kasım 2007

Tanrıdan gururumu yok etmesini istedim. Tanrı "Hayır. Gurur benim yok

edebileceğim bir şey değil, senin

bırakabileceğin bir şeydir." dedi.

 

Tanrıdan sakat çocuğumu iyileştirmesini istedim.

Tanrı "Hayır. Onun ruhu sağlam, vücut o kadar önemli değil, o geçici bir

şeydir." dedi.

 

Tanrıdan bana sabır vermesini istedim.

Tanrı "Hayır. Sabır büyük acılar çekilerek öğrenilebilecek bir

şeydir.Sabır verilmez, hak edilir." dedi.

 

Tanrıdan beni mutlu etmesini istedim.

Tanrı, "Hayır. Ben sadece nimetlerimi sunarım, mutlu olmak sana bağlı." dedi.

 

Tanrıdan beni çektiğim acılardan kurtarmasını istedim.

Tanrı "Hayır. Çektiğin acılar günlük kaygılarının önemsizliğini

anlamanı, onlardan uzaklaşmanı ve bana daha çok yaklaşmanı sağlar." dedi.

 

Tanrıdan ruhumu olgunlaştırmasını istedim.

Tanrı "Hayır. Kendi kendine olgunlaşmalısın, ama meyvelerini alman için

yardim edeceğimden emin olabilirsin." dedi.

 

Tanrıdan hayati sevmemi sağlayacak her şeyi istedim.

Tanrı, "Hayır. Ben sana hayati vereceğim, böylece hayata dair her şeye

sahip olabilirsin." dedi.

 

Tanrıdan, tanrıya duyduğum sevgiyi, başkalarına da duyabilmeyi istedim.

Tanrı söyle dedi: "Ohhh! Nihayet doğru bir şey istedin."

Ruhu olgunlaşmamış bir kul tanrıya hep "ver bana…" ile biten dualar

eder, olgunlaşmış bir ruh ise "vermemi sağla…" diye bitirir dualarını…

 

Steve Goodier ‘in "Bir Dakika Hayatinizi Değiştirebilir" adli kitabından

alınmıştır.

Yorum yazınız (1 Yorum)
Son Güncelleme ( Cuma, 16 Kasım 2007 )
 
ah neydi benim geçnliğim.
Yazar pasa   
Cuma, 16 Kasım 2007




Nerde böyle hüzünlenmek o zaman;
İçip içip ağlamak,
Uzaklara dalıp şarkı söylemek;
Hafta sekiz ben eğlentide;
Bugün saz,yarın sinema,
Beğenmedin Aile Bahçesi;
Onu da beğenmedin,parka;
Sevdiğim dillere destan;
Sevdiğim,
Meyil verdiğim;
Ben dizinin dibinde elpençe divan,
Samanlık seyran.
Nerde,
Nerde,
Nerde böyle hüzünlenmek o zaman!
Orhan Veli Kanık
Yorum yazınız (0 Yorum)
 
ahmet kayaya
Yazar pasa   
Cuma, 16 Kasım 2007

Ahmet Kayaya sen bize hasret biz sana hasret öylesine kederli gittin be gözüm en kötü hastalık kalbinde gurbet ecelin şerbetini içtin be gözüm ellerini kolunu bağladılar senin dilerim Allah'tan cennettir yerin dünyanın en güzel şeyiydi sesin ölümünle bizi yıktın be gözüm insanı öldürür senin gülüşün farklıydı sadece dünya görüşün peşinden koşturdun her gün barışın haketmediğin şeyler gördün be gözüm döneceğim dedin bir gün mutlaka kader izin vermedi düştün toprağa kefenin çürüdümü şimdi acaba düşündükçe kahroldum be gözüm... DENİZ TÜRÜT

Yorum yazınız (0 Yorum)
 
Kızıl aşk
Yazar Bülent KILIÇ   
Çarşamba, 14 Kasım 2007

Kıt aklım ilk " gııı " dediği ve çalışmaya başladığı andan itibaren resim hep hayatımda oldu , bu gün 30 yaşındayım ve şuna inanıyorum ki resim ve resim çizmek hep hayatımda olacak. Bu günlerde öğretmenlik yaptığım sitede ilgi çeken ve beğeni toplayan çizdiğim bir resimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Resim hakkında kısa bilgi vermek gerekirse vue 6xstream programı ile çizdim , broadcast render motoru ile render aldım ve render süresi 6,5 dakika idi, resmi çizmek için ise harcadığım toplam süre 10 dakikadır.

sevgilerle ...

 kızıl aşk

Yorum yazınız (3 Yorum)
Son Güncelleme ( Perşembe, 15 Kasım 2007 )
 
Bir can daha çoğalacağız
Yazar Bülent KILIÇ   
Çarşamba, 14 Kasım 2007

Sevgili Ahmet Arif üstad'a ait " Adiloş Bebe " adlı şiirinde yiğeni gelirken şöyle bir dize ile sevincini dile getirir ;

Bir can daha çoğalacağız bu kış.
Bebeğim, neremde saklayım seni?
Hoş gelir,
Safa gelir,
Ahmed Arif'in yeğeni...

Şimdi bende aynı dizelerle sevincimi sevgili köylülerimle paylaşmak isterim ... Kız kardeşim bir kaç güne kadar doğum yapacak , fotoğraf makinemin pilleri bana izin verdiği sürece buradan yazı yazmaya çalışırım ...

Üzüntüler paylaştıkça her ne kadar azalıyorsa , mutluluklarda paylaştıkça o kadar çoğalırmış ... Sevgilerle ... 

arzu

Yorum yazınız (2 Yorum)
Son Güncelleme ( Perşembe, 15 Kasım 2007 )
 
dört mum
Yazar pasa   
Çarşamba, 14 Kasım 2007
Dört mum yavaşca yanıyordu.
Ortam çok yumuşaktı ve konuştukları duyuluyordu.

İlki söyledi:
‘’ ben barışım!"
Artık kimse benim yanık kalmamı sağlamıyor, sanıyorum söneceğim. "
Alevi hızla azaldı ve bütünüyle söndü.

İkincisi söyledi:
‘’ ben inancım!"
neredeyse herkez benim artık gerekli olmadığımı düşünüyor
o nedenle daha fazla yanık kalmama hiç gerek yok’’
Konuşmayı bitirdiği zaman, bir rüzgar hafifçe esti ve onu söndürdü.

Üzgünce üçüncü mum sırası gelince konuştu:
” ben sevgiyim!"
yanık kalmak için artık gücüm kalmadı. İnsanlar beni bir kenara bıraktı ve önemimi anlamadı. Kendilerine en yakın olanları bile sevmeyi unuttular "
Ve hiç zaman yitirmeden söndü.

Ansızın...
Bir çocuk odaya girer ve üç mumun yanmadığını görür
”neden yanmıyorsunuz sizin sonuna kadar yanmanız gerekir "
Bunu söyleyerek, çocuk ağlamaya başlar.

Ardından dördüncü mum söyler:
”korkma ben hala yanıkken diğer mumları yeniden yakabiliriz


"ben umudum!’’



Umudun alevi yaşamınızdan asla sönmemesi dileğiyle..
Yorum yazınız (1 Yorum)
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 57 - 63 Toplam: 268
© 2012 Avşarcık
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.