|
Yazar Bülent KILIÇ
|
|
Çarşamba, 14 Kasım 2007 |
|
Kıt aklım ilk " gııı " dediği ve çalışmaya başladığı andan itibaren resim hep hayatımda oldu , bu gün 30 yaşındayım ve şuna inanıyorum ki resim ve resim çizmek hep hayatımda olacak. Bu günlerde öğretmenlik yaptığım sitede ilgi çeken ve beğeni toplayan çizdiğim bir resimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Resim hakkında kısa bilgi vermek gerekirse vue 6xstream programı ile çizdim , broadcast render motoru ile render aldım ve render süresi 6,5 dakika idi, resmi çizmek için ise harcadığım toplam süre 10 dakikadır. sevgilerle ...  Yorum yazınız (3 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Perşembe, 15 Kasım 2007 )
|
|
|
Yazar Bülent KILIÇ
|
|
Çarşamba, 14 Kasım 2007 |
|
Sevgili Ahmet Arif üstad'a ait " Adiloş Bebe " adlı şiirinde yiğeni gelirken şöyle bir dize ile sevincini dile getirir ; Bir can daha çoğalacağız bu kış. Bebeğim, neremde saklayım seni? Hoş gelir, Safa gelir, Ahmed Arif'in yeğeni... Şimdi bende aynı dizelerle sevincimi sevgili köylülerimle paylaşmak isterim ... Kız kardeşim bir kaç güne kadar doğum yapacak , fotoğraf makinemin pilleri bana izin verdiği sürece buradan yazı yazmaya çalışırım ... Üzüntüler paylaştıkça her ne kadar azalıyorsa , mutluluklarda paylaştıkça o kadar çoğalırmış ... Sevgilerle ...  Yorum yazınız (2 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Perşembe, 15 Kasım 2007 )
|
|
|
Yazar pasa
|
|
Çarşamba, 14 Kasım 2007 |
|
Dört mum yavaşca yanıyordu. Ortam çok yumuşaktı ve konuştukları duyuluyordu.
İlki söyledi: ‘’ ben barışım!" Artık kimse benim yanık kalmamı sağlamıyor, sanıyorum söneceğim. " Alevi hızla azaldı ve bütünüyle söndü.
İkincisi söyledi: ‘’ ben inancım!" neredeyse herkez benim artık gerekli olmadığımı düşünüyor o nedenle daha fazla yanık kalmama hiç gerek yok’’ Konuşmayı bitirdiği zaman, bir rüzgar hafifçe esti ve onu söndürdü.
Üzgünce üçüncü mum sırası gelince konuştu: ” ben sevgiyim!" yanık kalmak için artık gücüm kalmadı. İnsanlar beni bir kenara bıraktı ve önemimi anlamadı. Kendilerine en yakın olanları bile sevmeyi unuttular " Ve hiç zaman yitirmeden söndü.
Ansızın... Bir çocuk odaya girer ve üç mumun yanmadığını görür ”neden yanmıyorsunuz sizin sonuna kadar yanmanız gerekir " Bunu söyleyerek, çocuk ağlamaya başlar.
Ardından dördüncü mum söyler: ”korkma ben hala yanıkken diğer mumları yeniden yakabiliriz
"ben umudum!’’
Umudun alevi yaşamınızdan asla sönmemesi dileğiyle.. Yorum yazınız (1 Yorum) |
|
|
Yazar minerya
|
|
Çarşamba, 14 Kasım 2007 |
|
Kelebeğin Hikayesi Bir gün, kırlarda gezintiye çıkan bir adam, kenara oturduğu otlardan birinin dalında , küçük bir kozanın varlığını fark etti. Koza ha açıldı ha açılacak gibiydi.
Adam , bunun bir kelebek kozası olduğunu tahmin ediyordu. Böyle bir fırsat bir daha ele geçmez diye düşündü; ve bir kelebeğin dünya yüzü gördüğü ilk dakikalara şahit olmak istedi.
Dakikalar dakikaları kovaladı , saatler geçmeye başladı , ama henüz kelebeğin küçük bedeni o delikten çıkmadı. Sanki , kelebeğin dışarı çıkmak için çaba harcamaktan vazgeçmiş olabileceğini düşündü.
Sanki kelebek elinden gelen her şeyi yapmış da , artık yapabileceği bir şey kalmamış gibi geldi ona. Bu yüzden , kelebeğe yardımcı olmaya karar verdi: cebindeki küçük çakıyı çıkarıp kozadaki deliği bir cerrah titizliğiyle büyütmeye başladı.
Böylece , bir-iki dakika içinde kelebek kolayca dışarı çıkıverdi. Fakat bedeni kuru ve küçücük , kanatları buruş buruştu. Adam kelebeği izlemeye devam etti; çünkü kanatlarının her an açılıp genişleyeceğini ve narin bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu.
Ama bunlardan hiçbiri olmadı. Kelebek , hayatinin geri kalanını , kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi. Ne kadar denese de , asla uçamadı.
Adamın bütün iyi niyetine ve yardımseverliğine rağmen anlayamadığı şey , kozanın kisitlayiciliginin ve buna karşılık kelebeğin daracık bir delikten dışarı çıkmak için gereken çabanın , Allah’ın kelebeğin bedenindeki sıvıyı onun kanatlarına göndermek ve bu sayede kozanın kisitlayiciligindan kurtulduğu anda onun uçmasını sağlamak için seçtiği bir yol olduğuydu.
Bu gerçeği öğrendiğinde , hayat boyu unutamayacağı bir şey de öğrenmişti: Bazen , hayatta tam olarak ihtiyaç duyduğumuz şey , çabalardır. Eğer Allah , hayatta herhangi bir çaba olmadan ilerlememize izin verseydi , o zaman , bir anlamda sakat kalırdık . Olabileceğimiz kadar güçlenemezdik o zaman . Ve asla uçamazdık.. Yorum yazınız (1 Yorum) |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 14 Kasım 2007 )
|
|
|
mustafa özarslan kömür gözlüm, oy ömrüm, bir ay doğar, arayı arayı,kahpe felek |
|
|
mustafa özarslan ayrılama ben o gül yüzlü yardan |
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 57 - 63 Toplam: 265 |