Deftere En Son Yazılan

Alloeruy
How do you spell that? Preteen Art 
yewy Preteen Tgp 
>:-]] Sexy Preteen Mod...

Kimler Sitede

Şuanda 31 misafir bağlı

Giriş Formu

Şablon Seçici

rhuk_solarflare_ii
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator

Anasayfa
hoşça kal güzel dünyam..
Yazar pasa   
Salı, 06 Kasım 2007

 

Hiç kimse buyur etmedi beni
Bu dünyada hiçbir yere
Ama açtım bütün kapıları tekmeleyerek
Bütün engelleri göğüsleyip yıkarak
Buyrun dediler o zaman incelikle
Buyur ettiler
Ve
Buyurdum

Elimden geldiğince görevimi yaptım
Gülümsedim hıçkırıklarımı boğarak
Sonunda kimsenin yorulmadığı denli yoruldum
Artık kapılar açık kalsın
Bundan sonra gireceklere
Şimdi dinlenmeye gidiyorum
Hoşcakal güzel dünyam.

 AZİZ NESİN

Yorum yazınız (0 Yorum)
 
temelin yeri.
Yazar pasa   
Salı, 06 Kasım 2007

temel arkadaşıyla yolda giderken elindeki çakısıyla parmağını kesmiş biraz ötede sağlık ocağı varmış temel ben şurada pansuman yaptırayım demiş içeri girince karşısına iki kapı çıkmış birinde hastalıklar ötekinde yaralılar yazılıymış yaralılar kapısından girmiş yine önüne iki kapı çıkmış birinde et ötekinde kemik yazılıymış et kapısında girmiş yine iki kapı çıkmış karşısına birinde önemli ötekinde önemsiz yazıları varmış önemsiz kapısından girince kendini sokakta bulmuş dursun sormuş nasıl iyi baktılarmı temel cevap vermiş hayır ama organizasyon
Yorum yazınız (1 Yorum)
 
67.YAŞ
Yazar pasa   
Pazar, 04 Kasım 2007


Benim doğduğum gün
Günler uzamaya başlar
Öyle bir öleceğim ki
Geceler uzamaya başlayacak
Ve öyle bir öleceğim ki
Günlerle gecelerden başka
Hiçkimse öldüğümü anlamayacak

 AZİZ NESİNYorum yazınız (0 Yorum)
 
67.YAŞ
Yazar pasa   
Pazar, 04 Kasım 2007



Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( Pazar, 04 Kasım 2007 )
 
ankarada hüzün
Yazar pasa   
Cumartesi, 03 Kasım 2007

merkezde bir şehir
güzeldir kaleden seyir
güneş açar tepeden
uykular henüz dinmeden
güneş başka açar bugün
dün de başkaydı zaten
dinmez hiç bir zaman matem
kimi gelir iş için ankaraya
sonra umutsuzca döner taşraya
halbuki harcamıştır herşeyini
halledebilmek için işini
hayaller boşa gitti
çünkü tutan olmadı elini
hüzünlü gelmişti hüzünlü gitti
ankara bir şehir
merkezi yerde
hüzün ve sevgi; ikisi bir yerdeYorum yazınız (1 Yorum)
 
Timsah göz yaşları...
Yazar sefa ağbulut   
Cuma, 02 Kasım 2007
Timsahlar, Göz Yaşları ve Biz İnsanlar!

Timsahların avlarını öldürüp, yerlerken, göz yaşları döktüğünü duymuşsunuzdur. Kim bilir nice insanlar, timsahların “nedamet” yani “pişmanlık” duygularıyla göz yaşları döktüğünü sanmışlardır.Ben de öyle olduğunu sanıyordum Bir göz mütehassısı hekim arkadaşım, bu göz yaşlarının “merhamet”le hiç alâkası bulunmadığını söylediğinde doğrusu çok şaşırdım. Hekim arkadaşımın anlattığına göre, timsahların göz yaşı bezleriyle tükürük bezleri aynı kanala bağlıymış. Hayvanın bünyesi yediği eti hazmetmek için tükürük salgılarken, aynı zamanda göz yaşı da üretmekteymiş.

Yer yüzünde timsaha benzeyen bir varlık daha vardır ki o varlık“insan oğlu” olarak bilinir. İnsan oğlu da bir ana ceylanı öldürüp, afiyetle yedikten sonra, onun için göz yaşları dökebilen bir varlıktır. Fakat bu göz yaşları hiçbir zaman, “timsahın göz yaşlarına” benzemez. Çünkü, insanın göz yaşları çoğu kere onun kalbinden gelir.
İnsanoğlu bazan kalbini dinlediği zaman, göz yaşları döker de, şeytani zekasıyla işlediği suçlara bir mazeret bulmakta hiç gecikmez. Psikoloji bilginlerinin “savunma mekanizması” dediği mekanizmalar hemen devreye girer. Çünkü biyolojik bünye, kendi içinde çelişkili olarak yaşamını devam ettiremediği gibi, zihinsel bünye de çelişki içinde yaşayamaz. Manevi hayatı zenginleşmemiş olanlar, işledikleri suçlarına hemen mazeretler aramaya başlar ve bulur. Bu yüzdendir ki nice katiller, hırsızlar ve benzeri suçlular, taşıdıkları onca vebale rağmen, rahat uyuyabilmektedir. Belki de uyku, onların vicdanlarının sesinden kaçmak için seçtikleri bir sığınak olmaktadır. Fakat uykuda bile vicdanından kaçamayanlar için, uyku “kum dolu çanak” olur. Tıpkı şairin dediği gibi;

Uyku, katillerin bile çeşmesi
Yorgan, Allahsıza kadar sığınak
Teselli pınarı, sabır memesi
Size şerbet, bana kum dolu çanak

24 Saatin, 3600 dakikası, 86400 saniyesi içinde vicdanının sesinden kaçamayanlar için sığınılacak tek bir merhamet kaynağı kalmıştır. O da her şeyi kuşatan o Yüce Kudretlinin affı ve merhametidir. İşte insan o merhamet kaynağına yöneldiği zaman savunma mekanizmaları işlemez. Günahlara kelimelerden sığınaklar bulunmaz. Çünkü onunla kelimelerle değil, gönlümüzle konuşuruz. Suç, suç olarak; günah,günah olarak görülür. Göz yaşları akıtılır. O’na yalvarılır. Aynı suçu bir daha işlememek için azmedilir. Hata ve kusurlar tamir yoluna gidilir. “Merhametim her şeyi kuşatmıştır” mânâsı hissedilir. Hayat o zaman yeniden yaşanmaya değer olur. Yüzümüze bakamadığımız aynalarda yüzümüz tekrar güzelleşmeye başlar.

İşte o zaman her şey bize “Merhaba!” diyerek gülümser. Güneş, ay, bulutlar, o başı göklere değen, her şeye rağmen dimdik durmasını bilen dağlar, üzerinde yürüdüğümüz alçak gönüllü toprak, rengarenk açmış bir çiçek, yürüyen bir böcek, uçan bir kelebek sanki bizimle konuşur ve bize şöyle seslenir:

-Merhaba, insan! Kötülükten kaçıp iyiliğe yöneldiğin, erdem sahibi olduğun veya olma yolunda gayret gösterdiğin sürece sen saygıya layık bir varlıksın
Yorum yazınız (1 Yorum)
Son Güncelleme ( Cuma, 02 Kasım 2007 )
 
Devamı...
<< Başa Dön < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 71 - 77 Toplam: 268
© 2012 Avşarcık
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.