Deftere En Son Yazılan

Alloeruy
How do you spell that? Preteen Art 
yewy Preteen Tgp 
>:-]] Sexy Preteen Mod...

Kimler Sitede

Şuanda 31 misafir bağlı

Giriş Formu

Şablon Seçici

rhuk_solarflare_ii
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator

Anasayfa
Değerinizi bilin!
Yazar sefa ağbulut   
Cuma, 21 Eylül 2007
Değerinizi Bilin
İyi bilinen bir konuşmacı, seminerine 50 dolarlık bir banknotu göstererek başladı. 200 kişiyi bulan dinleyicilere, bu parayı kim ister diye sordu ve eller kalkmaya başladı. Ve konuşmacı "bu parayı sizlerden birine vereceğim fakat öncelikle bazı şeyler yapacağım" dedi. Parayı önce buruşturdu ve dinleyicilere "hala bu parayı isteyen var mı?" diye sordu, eller yine havadaydı. Bu sefer, konuşmacı "peki bu paraya şunları yaparsam?" dedi ve 50 doları yere attı onun üstüne bastı, ezdi, pisletti ve para şimdi pis ve buruşuktu, fakat eller yine havadaydı ve o parayı herkes istiyordu.
Konuşmacı şöyle dedi:
"Arkadaşlarım burada çok önemli bir şey öğrendiniz, burada paraya ne yaptıysam hiç önemli değil onu yine de istiyorsunuz, çünkü benim ona yaptığım şeyler onun değerini düşürmedi, o hala 50 dolar. Hayatımızda çoğu kez verdiğimiz kararlar veya hayat şartları nedeniyle hırpalanır, canımız acıtılır, yerden yere vuruluruz, kendimizi kötü hissederiz, fakat ne olduğu veya ne olacağı önemli değil, hiç bir zaman değerimizi kaybetmeyiz, temiz ya da pis, hırpalanmış ya da kırılmış, bunların hiçbiri önemli değildir. Seni sevenler senin ne kadar değerli olduğunu her zaman bileceklerdir". Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( Cuma, 21 Eylül 2007 )
 
Hayatın sesi...
Yazar sefa ağbulut   
Cuma, 21 Eylül 2007

Bir babayla sekiz dokuz yaşlarındaki oğlu dağlarda yürüyüşe çıkmışlardı..Çocuğun ayağı birden kaydı ve düştü.İncinen ayağının sıkıntısıyla haykırdı. -Aaaaahhhh!!!! Sesi karşı dağlardan yankılanıp tekrar geri döndü.

-Aaaaahhhh!!!!

Daha önce böyle bir durumla karşılaşmamış olan çocuk çok şaşırdı ve merakla bağırdı:

-kimsin sen!! cevap gelmekte gecikmedi:

-kimsin sen!!

Bu cevaba öfkelendi..

-korkak!!

cevap aynıydı:

-korkak!!

Bunun üzerine babasına dönüp sordu..''Neler oluyor baba?anlamıyorum''.. Babası gülümsedi ve dikkat et oğlum dedi.Karşı dağa bağırdı:

-herşey çok güzeeeel!!!

Dağdan gelen ses cevapladı:

-herşey çok güzeeeel!!!!

-seni seviyorum!!

-seni seviyorum!!

Çocuk hala hayret içindeydi.Ama yine de anlayamamıştı.Daha sonra babası açıkladı:

-İnsanlar bu olaya yankı derler ama o aslında hayatın ta kendisidir.Söylediğin ya da yaptığın herşeyi aynen sana iade eder.Hayatımız yapıp ettiklerimizin bir yansımasından başka birşey değildir..DÜNYANIN DAHA SEVGİ VE ADALET DOLU OLMASINI İSTİYORSAN,ÖNCE KENDİ KALBİNİ SEVGİ VE ADALETLE DOLDURMALISIN..''

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( Cuma, 21 Eylül 2007 )
 
SİVASLININ ANKARA AŞKI
Yazar Selin   
Perşembe, 20 Eylül 2007

Canım Ankaram tütmektesin burnumda,

Özlenmektesin her an her şeyinle,

Bilmiyorum sana böyle bağlanmamın nedenini,

Belki içindeki akrabalarım, köylülerim,

Belkide hayat mücadelemin başlangıcı olmandır

Beni sana bağlayan.

Her nereye baksam seni görmekteyim,

Her şarkıda seni anmaktayım,

Sana gelene seni sormaktayım,

Özlemin içime dolmuş hep ağlamaktayım.

Senin en çok Kızılayını özledim,

Orda ne koşturmalar yaptığımı bir sen bilirsin,

Senin Batıkentini özledim,

Orda 7 yıllık mücadeleme sadece sen şahitsin.

 

Elbet aşık Selin bir gün olur kavuşur sana,

Havanı içine soluyup, taşını öper valla,

Memur, işçi, esnaf güzel şehrim Ankaram

Yakındır kavuşacağım günler sana......

 

NOT: En güzel sevgiler özleyipte hayaliyle yaşamaktır. Yoksa kavuştuktan sonra bir anlamı kalmıyor alışkanlıktan başka. Böyle duygular var oldukça insanlar temiz yaşamaya mahkumdur....

Yorum yazınız (1 Yorum)
Son Güncelleme ( Perşembe, 20 Eylül 2007 )
 
Alevilik
Yazar sefa ağbulut   
Perşembe, 20 Eylül 2007

Alevilik:

Silahı 'Saz'dır,

Cephanesi 'Beyit'tir,

Ordusu 'Erenler'dir.

Zakiri '7 Ulu Ozanlar'dır,

Mahkemesi 'Dâr'dır,

Kelamı 'Buyruk'tur.

Parlamentosu 'Cem'dir,

Önderi 'Muhammed Mustafa'dır.

Musahibi 'Aliyyel - Mürteza'dır.

Şura’sı 'Ehli Beyt'tir.

Şahidi '12 İmamlar'dır.

Belgesi 'Evliyalar'dır.

Kışlası 'Dergâh'tır.

Bekçisi 'Seyyit'tir.

Hizmetcisi 'Derviş'tir.

Öğretmeni 'Mürşit'tir.

Yemeği 'Lokma'dır.

Şerbeti 'Yas'tır.

Nefreti 'Sevgi'dir,

Hedefi 'Sırrı Hakikat'tır

Kabesi 'İNSAN'dır

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( Perşembe, 20 Eylül 2007 )
 
Kan gurubunu yazarmısınız
Yazar sefa ağbulut   
Perşembe, 20 Eylül 2007

Kan gurubunuzu yazarmısınız

belki bir gün bir arkadaşımızın acil ihtiyacı olabilir.

paylaşmak sadece sanal olmamalı yaşamıda paylaşmalıyız

acısı ve tatlısıyla işte o zaman bu site gercek amacına ulaşır.

benim kan gurubum;

AB RH (+)

 

Yorum yazınız (10 Yorum)
Son Güncelleme ( Perşembe, 20 Eylül 2007 )
 
Hatırlarmısınız neydi vefa?
Yazar sefa ağbulut   
Perşembe, 20 Eylül 2007

Hatırlarmısın, neydi vefa?

 Ya neydi onun zülfünün kıvrımına tutunup kalan firkat?

Neydi kağıdı sırılsıklam eden hicran?
Vefa bir sevda, vefa bir dost tesellisi...

 Vefa, hicran içindeki gönle merhem,çöldeki son yeşile ab-ı hayat...
Vefa, ızdırap yangınına düşen rahmet...

Mecnun misali leyla'dan geçip Mevla'ya hicret...
Hatırlarmısın, neydi vefa?

 Ezelde verilen söze, Haşr'e kadar sadakatmiydi?

Karasevdalı birinin, kar ve boranın kucağında yüreğiyle ısıttığı bir kardelenmi?

Kupkuru çölleri cennete çeviren Gül'e sevdalı olmak mı?
Dikenlerin batmasına aldırmadan, güle vuslat arzusuyla kanayan bülbül bilir vefayı.
Nuruna hasret olduğu mubarek Yüze bir zarar gelmesin diye bütün hünerini ortaya koyan mağaradaki örümcek bilir vefayı.

Vuslat kokulu uykusuz gecelerde Yar arzusunun adıdır vefa.

Sevda bülbülünün kanı damlayınca karanlık bir geceye, vefa nağme kesilip çınlar seherler boyunca.
Yüreği oldukça büyük yaralarla baş etmeye çalışan kadim bir dostun bilinmeyen adresine gönderilmiş mektupların adıdır vefa...

Belki de bir daha açılmayacak olan dost kapısını terk etmeyişin sırrına ermektir vefa...
Vefasız gülüşler serpildi kanayan yaralara...

Vefanın bahtına vuslat yerine gurbetler düştü.Beklentisiz sevmeler maziye karıştı, yapılanlar karşılık bekliyor artık.

 Yıldızların sızısı her gece biraz daha artıyor Samanyolunda.Şimdi geceler vefasızlıkla bölünmede... Ayın on dördünde sema, şimdilerin vefasız dostlarına nazar edip ağlamakta.
Hatırladın mı, neydi vefa?

 Vefa, bahta düşen cefada olsa, safa libası giymektir.
"Vefa bizim yamaçlarımızın gülüdür.''

Yorum yazınız (0 Yorum)
Son Güncelleme ( Perşembe, 20 Eylül 2007 )
 
Devamı...
<< Başa Dön < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 99 - 105 Toplam: 268
© 2012 Avşarcık
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.