Deftere En Son Yazılan

Gautjjvp
The manager Teen Richmodel Nude 
bgltde Celebrity Supermodels 
3152 Mature A...

Kimler Sitede

Şuanda 27 misafir bağlı

Giriş Formu

Şablon Seçici

rhuk_solarflare_ii
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator

Anasayfa
APTALIN ÖYKÜSÜ
Yazar pasa   
Cuma, 03 Ağustos 2007

Aptalın Öyküsü
Adamın biri, halinden yakınır dururmuş: "Çalışıyorum, didiniyorum ancak geçinebiliyorum. Üstelik yalnızım, kimim kimsem yok..." Böyle mutsuz mutsuz sızlanıp dururken, bir karar vermiş.
Yollara düşüp bir melek bulacak, halini anlatıp ondan bu haksızlığı düzeltmesini isteyecekmiş.
Yola koyulmuş. Dağda bir kurda rastlamış. Ayakta zor durabilen, bir deri bir kemik kalmış kurt, adama yaklaşmış, nereye gittiğini sormuş. Adam derdini anlatmış, "Bir melek arıyorum. Onu bulup bana yapılan haksızlığı düzeltmesini isteyeceğim..." Bunun üzerine kurt, "Bana da bir iyilik yapar mısın" demiş, "ben de gece gündüz dolaşıyorum, bir lokma yemek zor buluyorum. O meleğe benden söz et, böyle açlıktan öleyazmış kurt da olur muymuş diye sor..."
Adam yola koyulmuş. Çok geçmeden karşısına güzel bir kız çıkmış. Kız da ona nereye gittiğini sormuş. Melek hikâyesini dinledikten sonra adamın ellerine sarılmış:
"Yalvarırım o meleğe benim durumumu da anlat. Gencim, güzelim, zenginim, her şeyim var ama çok mutsuzum. Mutluluğa ulaşabilmek için ne yapmam lazım, ne olur o meleğe sor..."
Adam, melekle konuşacağına söz vermiş ve yola devam etmiş. Yorulduğunda dinlenmek için bir ağacın altına uzanmış. Çevre yemyeşilmiş ama bu ağacın neredeyse bir tek yaprağı bile yokmuş. Tabii ağaç, durumuna çok üzülüyormuş. Dert yanmaya başlamış:
"O meleği bulduğunda benden de bahseder misin. Bak, nasıl da bereketli bir toprak üzerindeyim. Bütün ağaçlar yaprağa, meyveye boğulmuş. Benimse hiçbir şeyim yok. Diğerleri gibi olmak için ne yapmalıyım, meleğe sorar mısın?"
Adam, ağaca da "peki" demiş ve yoluna devam etmiş...
Nihayet, meleği bulmaktan umudunu kesmiş, vazgeçmek üzereyken melek karşısına çıkıvermiş...
Adam derdini anlarmış, melek adamı dinlemiş ve "tamam, tamam!" demiş. "Zengin ve mutlu olabilmen için sana bir şans veriyorum. Şimdi geldiğin yoldan git, evine dön."
Meleğin bu sözleri üzerine rahatlayan adam kurdun, kızın ve ağacın ricalarını hatırlamış ve meleğe onları da anlatmış. Melek onlar için de birşeyler söylemiş. Adam bunları da bir güzel dinlemiş ve dönüş yoluna koyulmuş.
Ağacın yanına geldiğinde meleğin söylediklerini aktarmış:
"Köklerinin tam yanında gömülü altın dolu bir sandık varmış. Bu yüzden beslenemiyormuşsun. Beslenemediğin için yaprağın ve meyven yokmuş. Sandık çıkarılırsa senin de meyven ve yaprağın olacak."
"Yaşasın!" Demiş ağaç: "Çabuk orasını kaz ve o sandığı çıkar!"
"Hayır" demiş adam, "Melek bana kendi şansımı verdi. Evime dönmem lazım..." Ve yoluna devam etmiş. Genç kız bıraktığı yerde onu beklemekteymiş. Adamı görünce koşmuş ve "Melek ne dedi?" diye sormuş. "Sevinçlerini ve acılarını paylaşabileceğin birini bulup da evlenirsen bütün dertlerin hallolacak, mutlu olacaksın" demiş adam. O zaman kız, "Hadi seninle evlenelim, mutlu olmaya çalışalım!" diye atılmış. Adam, "hayır," demiş. "Buna zamanım yok. Melek benim şansımı verdi, bir an önce eve gitmeliyim. Sen de kendine başka bir koca bul artık..."
Çok geçmeden o bir deri bir kemik kurt çıkmış karşısına. Kendi şansını bulmak için evine gittiğini, acelesi olduğunu söylemiş. "Peki ya ben!" Demiş kurt, "Benim için ne dedi? Onu söyle ve git!" "Senin için söylediğini ben anlamadım" demiş adam; "melek dedi ki, o kurt, yiyecek bir aptal bulamazsa aç susuz dolaşmaya mahkûmdur."
Kurt, "ben çok iyi anladım" demiş ve aptalı yemiş.
EMEĞE SAYGI GÖSTERMEK Mİ İSTİYORSUNUZ?KONULARA CEVAP YAZIN...
ANCAK CEVAPLARINIZ TEŞEKKÜRLERDEN DEĞİL FİKİRLERİNİZDEN OLUŞSUN

Yorum
Yazgı
Yazar sefa açık 2007-08-08 09:54:06
yazıyı okuyunca aklıma pohelyo celho'nun meşhur romanı "simyacı" geldi. 
insan kendi yazgısını yaratır ve yaşar diyordu. 
ordaki çobanda gördüğü düşün peşinden yazgısına ulaşmaya çalışmış. 
maceralar yaşamış ancak mutluluk ve aradığı şeyın aslında cobanlık yaptığı yerde oldugunu keşfetmişti. 
hepimizde birazcık anlattıgın öykünün kahramanları değilmiyiz. 
her birimiz şu yaşamda birşeylerin peşinden özlem duyarak gitmekteyiz, 
bu bazen,para 
bazen kariyer 
bazen macera 
bazende hayel olabiliyor 
ama ne olursa olsun insan kendi yazğısının peşinden gidiyor. 
ve o yazgıyı aslında kendi yaratıyor. 
anlattığın öyküde oldugu gibi. 
 
 
Evet paşa bey bende size katılıyorum 
yazılan yazılara sadece eline yüregine vs diyerek iltifatlar yazarak geçiştirdiğimizi düşünüyorun. 
yorumlar yaparak beyin jimnastigi yapsak daha doğru olur bu hem kişisel gelişmemize hemde sitemizin düşünsel kalitesininde artmasına katkı yapar.
ARKADAŞLAR
Yazar pasa kocakaya açık 2007-08-08 10:18:17
arkadaşlar yorum konusunda içinizde gecenleri yaza bilirsiniz kimseyi zorla yazın demiyoz tüm yazanlar için teşekürde yaza bilirsiniz yeterki yazan arkadaşlara saygı göstermiş oluruz yazan kişininde gönlüne hoş gelir sefacığım sanada teşekür ederim ayrıcana ..
akılsız başın cezası
Yazar mineray açık 2007-08-10 18:07:36
çok güzel bir yazı ve bir çoğumuz hiç farkına varmadan buna yakın şeylr yapmıyormuyuz... 
ne kadar düşünerek harekette etsekde;maalesef elimizde olmayan yada o an farkına varamadığımız bazı durumlardan dolayı yapmak zorunda kalmıyormuyuz... 
eeee akılsın basşın cezasını sahibi çekermiş...

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0.3!

Son Güncelleme ( Çarşamba, 08 Ağustos 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >
© 2012 Avşarcık
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.