|
Yazar Hüseyin SARIKAYA
|
|
Pazar, 12 Ağustos 2007 |
ÇOCUKLUĞUMDA KALAN Yılını hatırlamıyorum bir sonbaharın gecesiydi bizm orada hava koşulları çok sert olduğu için sobalar erken kurulurdu. Babam her yıl koyun kuzu toplar onları Adana Ceylana toptan görüp satarlardı. O Yılda yine bizim orada yoz derlerdi yozu ağabeyim Kazımla ceyhana götürmüşlerdi her gittiklerinde 1 - 1,5 ay içinde dönerlerdi. Babamlar hayvanları .çetinkaya istesyonunda trene yüklediklerini ve ceyhana doğru yola çıktıklarını duymuştuk. Aynı Trende Kasım ağa, Babamın Müsayip kardeşi Ürfet amcamlarda varlardı. Hep beraber yola çıkmışlardı. Gecenin geç yarısıydı hepimiz uyuyorduk bizim kapı kırılırcasına çalıyordu, annem bizler uykumuzda korkarak kalktık tabi ben o zamanlar çok küçüktüm olayları hayel meyal hatırlıyorum. Gelen babamdı ağlayarak eve girdi annem eli ayağı titriyordu annem ne oldu diye sorabildi. Babamdan zoraki çıkan bir sesle Ürfet Ürfet diyebildi. Ve oturduğu yere yıkıldı. Biraz bekleştiler babam anlatmaya başladı. Tren istasyonda durdu bizler ihtiçlarımızı giderdik trene binmiştik Ürfet tren hareketinden sonra yetişmeye çelıştı tam trene binmiştiki paltosu trene takıldı ve o sıra trenin altında kaldı. Onu kaybettik diyebildi. Köye cenazesini getirdik dedi ve o an annemde ağlamaya başladı tabi ben olayı kavramaya çalışıyordum ne de olsa çocuksun. Ürfet amca babamın müsaip kardeşiydi bizim oralarda bu kardeşlik öz kardeşlikten daha öteye bir değerdir ki; iki müsaip kardeşin çocukları dahi birbirleryle evlenemezler bu değer bir çok değerlerin üstünde bir kavramdır. Annem dövünerek Melek, Navruz daha çok küçükler onlar nasıl babasız büyüyecekler diye dövünüp duruyordu. Ürfet amcamın tabiki diğer çocukları da vardı ama onlar biraz olsun büyüklerdi kendilerini kurtara bilirlerdi ama iki küçük yeti çocuk kalmıştı annemlere göre uzun süre bu olay bizm evde hemen hemen hergün konuşulur olmuştu. Bazen kendi kendime soruyorum nerede eski insanlarımız, biz nerede nereden kaldı o eski insani değerlerimiz sevgilerimiz Şu an anlattığım o insanları bir çoğu aramızda yoklar. Ne Kazım ağa, ne Kasım ağa, ne Hasano ne Zero, ne Kazo ve genç yaşta kaybettiğimiz Navruz kardeşimiz, Bu gün tüm kaybetiğimiz tüm güzel insanlarımızı saygıyla anıyorum. Tren Kazasında Kaybettiğimiz Ürfet Doğan Amcanın anısına. 12 / 08 / 2008 Hüseyin SARIKAYA
|
Hatıralar: Yazar sefa açık 2007-08-13 09:02:18 Hatıralar bizi biz yapan degerler toplamı değilmidir. insanın kişiliğinin oluşması geçmişin derin izlerinde şekillenmiyormu? geçmiş her şeyiyle acısıyla kötüsüyle varılığı ve yokluguyla bizim. ve bize o güzel günleri hatırlattıgınız için teşekkürler hocam. Belki sizden feyz alırda büyüklerimiz hatıralarını yazarlar, bizlerde bu hatıralardan geçmişimizin izini süreriz. ve gelecege not düşeriz. | HARİKA BİR ANLATIM Yazar pasa kocakaya açık 2007-08-13 17:14:35 hüseyin hocam çok harika bir anlatım dediğin gibi köyde eskiden müsayip kardeşe değer veriliyordu aynı amca ve abi kadar değer veriliyordu ve müsayiplerin çocukları bir biriyle evlenmezler ama büyük şehirlerde müsayip yerine sağdıç diyorlar teşekürler hocam eline koluna sağlık .. |
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. Powered by AkoComment 2.0.3! |
|
Son Güncelleme ( Pazar, 12 Ağustos 2007 )
|