Yazar pasa kocakaya açık 2007-12-04 10:46:57 hüseyin abi eleştiriyi hiç bir zaman aklına getir çok güzel devamını beklerim saygılar |
Yazar pasa kocakaya açık 2007-12-04 10:48:47 pardon yanlış yazdım hocam eleştiriyi aklına getirme ve düşünme yazının devanı yaz iyi günler |
HELAL ABİCİM Yazar cihan açık 2007-12-04 14:25:31 devamını bekelriz bizleride anlatırsın elıkgili çeçoları bakliyoruz hocam merakla. |
Yazar ogretmen açık 2007-12-04 18:56:55 bende sizlerin bu olumlu yaklaiımınıza teşekkür eder devamını zaman içinde yazacağım |
Çok Güzel Yazar denizekin açık 2007-12-05 10:16:45 Eskileri hep merak ederim. Doğrusu şimdi bile kim kimdir pek bilmiyorum. Onun için bu yazı çok güzel. Biraz daha açıklayıcı yazarsanız örneğin tasvirlerle daha çok aydınlatıcı olur.Teşekkürler. |
TARİHÇEMİZ Yazar Bülent açık 2007-12-05 18:26:03 Değerli abiciğim yazınızdaki büyüklerimin bazılarını hatırlıyorum, bazılarınıda sohbetlerde duydum. Köyümüzde yaşayan aileleri sözlü anlatımdan ziyade büyüklerimiz sizin yaptığınız gibi yazsa bir belge olarak kalır bence. Yüreğinize sağlık. |
Yazar ogretmen açık 2007-12-10 18:51:40 sevgili canlarım bu yazdıklarım yaşadığım yılarda köyüm ve yaşıyanları benim tek cekinceğim yazımn başında belirttiğim koyümüzdeki lakap yani ikinci isimler |
hocam devam Yazar cihan açık 2008-01-03 07:34:33 hocam yarım bıraktığınız konuyu devam ederseniz sevinirim merakla bekliyoruz. |
Yazar ogretmen açık 2008-01-25 12:50:46 Ali Duran Ağabey Annesi ile yalnız yaşarlardı iki göz bir evleri vardı kure sırtıkta köyün girişindeydi evleri Annesi fate halaydı o da sessiz kendi halinde bir insandı Ali Duran ağabey Ankaraya taşındı ve genç yaşta hayatını kaybeden canlarımızdandı. Mamme cıbo gil ( Karabulut ) Mehmet amcayı ben unutkanlığı ile anımsıyorum. Yanında Eşi , Şirin ağabey eşi Elmas abla ile yaşarlardı diğer oğulları İsmail ağabey Abidin ağabey gurbettelerdi anımsadığı kadarıyla Abidin ağabey Kangalda DDY da şef ti İsmail ağabeyde Sivas taydı galiba. Şirin ağabey de genç yaşta İstanbul da trafik kazasında kaybettiklerimizden. Yeri gelmişken Elmas ablamdan yani manevi annemden bahsedemeden geçemeyeceğim. Ben doğduğumda anne sütü emmediğimden elmas abla o zamanlar annemle bizim evde halı dokurlarmış o yıl da kış çok sert geçmiş ve bizim inekte o yıl çok geç doğurmuş elmas ablam o kar kışta köyden bana süt taşımış. Annem hep derdi Elmasın senin üzerinde çok hakkı vardır oğlum İşe başlarsan Elmasa bir Entari alasın ha derdi. Ne yazık ki ben işe başladım Ama elmas ablamın entarisini bir türlü alamadım nedeni ise o da genç yaşta kaybettiklerimizden yalnızca onun için ihtiyacı olan başka birini giydirmiş ve de ruhu şad olsun derim hakkını inşallah helal etmiştir. Aligo ( Delidağ ) Aligo benim eniştemdir bibin leyli ile evliydi tek bir oğlu vardı Mahmut ağabey Ali eniştem soyadından mı olacak çok deli dolu bir insandı yaşama sevincini ben çok iyi bilirim dışa yönelikti. O da genç sayılacak bir yaşta Kuluncak ta köye gelirken Kuluncak mezarlığının orada kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Ali Hoca ( Aliye mamo ) ( GÜlpınar) Ali hoca Hace hala ile evliydi. Şu an hasten gilin oturdukları evde otururlardı. Ali hoca Köyde okumuş nadir insanlardan biri idi günümüze kadar bazı şiirleri halen söylenir. Bir oğulları vardı Adı Musa Musa bizim ile aynı yaştaydı çocukluk arkadaşımdı 5 6 yaşlarındayken apandisti patlamıştı ne yazık ki doktora ulaşamadan yolda hayatını kaybetmişti o gün bir yaz günüydü Musa rahatsızlanmış ve Ali amca onu kucağına alarak Tekke istesiyonuna tren ile divriğiye doktora götürecekti o zaman köyün ulaşımı ya tekke ya da güneş istasyonunda tren ile gerçekleşirdi. Musa yı yıllarca hiç unutmadım bizleri çok etkilemişti. Ali amcalarda daha sonra Ankaraya taşındılar. Koro emmi ( İsmail amca ) ( Yerlikaya ) Koro emi o yıllarda eşi guhar hala ve kızı ile birlikte yaşıyorlardı oğulları Ali ağabey, Mustafa ağabey. Hüseyin ağabey bunlar hepsi Ankara daydılar. Koro emi köylerden yumurta toplar Güneş istasyonuna satardı . Köyde ufak bir bakalı vardı. Fotörlü şapkası düzgün Türkçe konuşması ile renkli bir kişiliği vardı. Koro emmi zaman zaman Hamit ağanın sofrasında bulunurdu. Tabi sofrada hiç kavurma eksik olmazdı ilk bahara doğru sofraya kıyma gelmeyince de İsmail emi Hamit ağanın sofrasına uğramaz olmuş. Aradan epey bir zaman geçmiş ve Hamit amcamla karşılaşmışlar Hamit amca Hayrola İsmail ağa nerelerdesin yahu hiç görükmüyorsun deyince İsmail emi de Hamit ağa Kavurma bitti marhaba da bitti demiş. İsmail amca yıllar sonra Ankatraya taşındı ve orada vafaat etti. Guhar hala biçare kadının biriydi Guhar hala ile benimde az serüvenim yok değildi, Biliyorsunuz ilk baharda bizim oralarda yakacak biterdi Guhar halam Çartıl ormanlarında eşekle gider ormanda odun toplardı annemde beni bir iki yumurtaya veya bir avuç leblebi üzümle kandırır Guhar halanın yanına verirdi bizde guhar hala ile sabahın erken saatinde köyde çıkar akşam odunlarla köye dönerdik. Gülo ( Garip Yerlikaya ) Gülo emmi köyümüzün en uzun sayılacak insanlarında biriydi hayal meyal hatırlıyorum ölüm onu erken aramızda almıştı Eşi Zöhre hala ( Halabi hala ) Üç yetim çocukla yapa yalnız kalmıştı Hüseyin Ali Rıza ( Löko) ve Kaya Kaya çok küçüktü Hüseyin benimle yaşıt olduğu için çocukluğumda hep onlarda oynardık Zöhre halam çok esperili Çilekeş bir insandı bizleri zaman zaman güldürürdü. Akşam geç saatlere kadar onlarda oyun oynardık. Benim babam Köyden gezmeden eve giderken onların kapılarının önünde geçerdi Zöhre hala Ha bok babalı Hasano yine eve gidiyor derdi biz de hayırdır zöhre hala nereden biliyorsun diye sorduğumuzda yine osurarak geçti ben onun osuruğundan tanırım derdi be bizleri güldürürdü. Tabi çocukları büyüdü onlarda herkes gibi Ankaralı oldular. Zöhre hala son yıllarını da yine zorluklar içinde tamamladı. Mılla Guda emmi ( Salkaya ) Mılla amcam Ak sakallı bir insan, eşi Oğlu Kazım ağabey Gelini emoş abla ve kazım ağabeyin bir düzine kızları ile yaşardı. Mılla amcamın çok değiken bir kişiliği vardı aslında biz cocuklar ondan korkardık ancak tam tersine o bizleri çok severdi. Bir gün biz arkadaşlarla yılkıkanda kuzu yayıyoruz mılla amcam da yanımıza geldi bizlere anılarını anlattı Kurtuluş savaşında askerde nasıl kaçtığını mağara da uzun zaman saklandıktan sonra yakalandığını ve kurşuna dizilme ile yargılandığını orada deli dilsiz numarası yaparak kurtulduğunu bizlere uzun uzun anlatmıştı. Mılla amca uzun yıllar sağlıklı bir yaşam sürdü. İlginç bir beslenme şekli vardı tuz pul biber ve doğanı dürüm yapar bir iştahla yerdi. Mılla eminin ölümünden sonra Kazım ağabey ve ailesi de Ankara lı oldular. Tımmbıl amcam ( Mehmet Koçkaya ) Babamın has arkadaşlarından biriydi Mehmet amca Eşi Guley hala Oğlu Ahmet Hüseyin ve Kızları gönül ile birlikte yaşarlardı Büyük oğlu Aligo ise İstanbul da yaşıyordu. Ali ağabeyin iki oğlu da sonradan aileye katıldılar Paşa ve kardeşi Kardeşi ne yazık ki çok erken aramızdan alrıldı ölümü beni çok üzmüşü ama yaşam acımasızdır . Guley hala Türk kızı Hatırladığım kadaraıyla göndürenliydi. Onlarda köy koşullarında herkes gibi yaşam savaşı veriyorlardı o zamanlar köyün malını yayarlardı. Onlar da Ankara ya taşındılar ve yaşamlarına orada devam ettiler. Guley hala çok cana yakın sevecen bir insandı. Ankara da da yakın komşumuz oldular. Kosa emmi ( Erçevik ) Kosa emmiler 60 yılların başında İstanbula taşınmışlardı. Ama alko hala oğulları Ali Hoca Abbas ağabey, Süleyman ( Sürmo ), Temmir Kasım, Gazi ve Kızları melek onları hatırlıyorum Gazi ve Kasım ağabey ikiz diler. Evleri bizlerin ikinci okulu olmuştu Kose emminin odası köy okulu olarak kullanılıyordu öğretmenimiz İsmet Demirtaş hocamız dı. Ali hocamla Ankara da Gölbaşında yıllar sonra bir tesadüf sonucu tanışmıştım. Gölbaşı belediyesinde bir işim olmuştu Ali hocam orada yetkili biriymiş beni ona gönderdiler. Bana nerelisin diye sorunca bende Sivas Divriği dedim hangi köyünde diye sorunca Avşarcık dedim. Bana hele otur dedi yahu bende Avşarcıklıyım şu işe bak dedi sonra birbirimizi tanıdık ne yazık ki geç olmuştu Ali Hoca yı da kısa bir süre sonra tekrar kaybetmiştik ebediyen kendisini saygı ile anıyorum. Çeço gil ( Ağbulut ) Veligo emmi Annesi ,Memiş ağabey ,Murtaza ağabey birlikte yaşarlardı Memiş ağabey Almayaya gidenlerdendir. Veligo emmim köyümüzün Bakklarındadı tabi bakkal olunca da ister istemez yığınla anılarımız olmuştur. Kendisine yumurta para yün gibi şeyleri götürür leblebi, keçiboynuzu, bisküvi, kırmızı şeker alırdık onun için Veli amcamızı çok severdik hemen hemen hergün beraber oluduk eşi Guhar ( çıce ) ablam çocukları annesine çıce derdi bende cıçe derdim. Veli eminin annesi aynı zamanda köyün de ebesiydi kadınların doğumlarında o bulunurdu. Onlarda Ankara ya taşındılar. Ali amca (Tillo emmi ) (Kaya) Ali emi çocukları İstanbul da olduklarında onlar da İstanbul a taşınmışlardı. Aile de aklımda kalan Ali eminin yanında gelini Elo abla ile torunları vardı oğlu Hasan ağabey İstanbulda bekçi olarak çalışıyordu. Torunları Hatırladığım kadarıyla Rıza ve Cafer di Rızaya Açıkgöz derdik.Ali eminin ismi köyde sırtıkın arkasında bir çeşme ile tek bir ağaç vardı onunla anılırdı. eminin akrabalarını Karasar da tanıdım. Ali Kaya onun 3 oğlu 3 kızı var. Bunların ismi Hasan , Mahmut , Recep, Hatice, Güher ve Suna ,Recep. Ceryan çarptı Allahın rahmetine kavuştu.Diğerleri sağ İstanbulda dedemın 2 kardeşi vardı.Hüseyin ve Gülizar.Hüseyin Erşinde ,Gülizar Karasarda Allahın rahmetine kavuştu.Hasan ağabeyin 5 cocukları var Rıza, Cafer , Erbay, Bayram ve Gülizar Hıde gil ( Hıdır Sarıkaya ) Hıdır amcam ailemizin en büyüğüdür. Hano yengemle evliydi. Hıdır amcam Halil ( Şişo) ağabey , Ali ( Allo) ağabey ve Haco ablam çocuklarıdır. Halil ağabey İstanbul kiprit fabrikasında çalışırdı. Köyde allo ağabeyim gule yengem ve çocukları Mehmet ağabey, Hıdır Hüseyin Kızları Durne abla , Şare, Navruz, Hato, Kıtsan la yaşarlardı. Hıdır amcamı çocukluğumda hayal meyal hatırlıyorum kaybettiğimizde. Daha sonra aile tamamen İstanbul a taşındı. Halil ağabeyle yıllar sonra köyde birkaç kez bir araya geldik amcamları ev hala köyde sağlam durumda orada misafir olduk ikimiz Halil ağabeyle Büyük kazanı kaptığımız gibi çermılan deresine gider elbiselerimizi yıkar hasten gilin çayırın kenarına serer kurumasını beklerdik. Halil mağabey de aramızda ayrılanlardan. |
Yazar duygunaz açık 2008-04-07 11:39:37
 |