Deftere En Son Yazılan

Ilxrshbo
We used to work together Model Nude Taegu 
znyyd Xpretreen Thong Model 
2359...

Kimler Sitede

Şuanda 19 misafir bağlı

Giriş Formu

Şablon Seçici

rhuk_solarflare_ii
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator
  • JoomlaWorks AJAX Header Rotator

Anasayfa arrow Şiir / Yazı arrow AZINLIK VE ÇOĞUNLUK
AZINLIK VE ÇOĞUNLUK
Yazar Bülent Doğan   
Cumartesi, 12 Ocak 2008
 



Hani Dadaloğlu diyor ya: “Ben dünyayı Osmanlı’nın sanırdım” diye, ben de gençliğimde halkı saf, lekesiz, dürüst, mazlumdan yana, baskı altında bir kitle sanırdım.

Bu inançla da “Vurulduk ey halkım unutma bizi” falan diye saflık derecesine varan romantik parçalar yazmıştım.

Ne bileyim ben halkın hırsızı, uğursuzu, suçluyu sevdiğini; politikacının çalanını, müzisyenin çalmayanını tercih ettiğini.

Ne bileyim ben halkın güçlüden yana olduğunu, düşene bir tekme vurmayı âdet haline getirdiğini.

Ne bileyim; kendisi de küçük hırsızlıklar peşinde olduğu için büyük hırsızlara secde ettiğini.

Oysa Yaşar Kemal “O iyi insanlar, o güzel atlara bindiler gittiler!” demişti.

O zaman bile ayılmamıştım.

Şimdi düşünüyorum da bazı atasözleri ve türküler halkın ahlaki ilkelerini ne güzel açıklıyormuş.

Eğer bunlara kulak verseydim o saf, yiğit, temiz, ezilen insanları mumla arasına bulamayacağımı, çoğunluğun hazine arazisi çevirerek, hemşehrilik, tarikat vs. adları altında çeteleşerek gayri meşru yoldan zenginleşmeye çalıştığını, dürüst insana düşman olduğunu görebilirdim.

Bakın, neydi bu ahlaki ilkeler:

***

Bizde âdet böyledir

Güzeli ağlatırlar, çirkini söyletirler.

***

Gelen ağam, giden paşam.

***

Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.

***

Et koydum tencereye

Yar geldi pencereye.

(Aşk türküsü)

***
Bahçeye biber ektim / Ne zaman kabaracak / O senin zalim kocan / Ne zaman geberecek.

***

Ne alçak ol basıl, ne yavuz ol asıl.

***

Düşün düşün, boktur işin.

***

Yemek gördün ye / Dayak gördün kaç.

***

Bir böyle sözler ve türküler var bir de şöyleleri.

“Gübreliğe inip konan kargalar

Has bahçede gül kadrini ne bilir”

Ya da:

“Pir Sultandır zatlarımız / Gerçektir şöhretlerimiz / Haram yemez itlerimiz / Bu sözümde yalan var mı?”

***

Şimdi elinizi vicdanınıza koyup söyleyin: Bu iki anlayıştan hangisi çoğunlukta?

Gübreyle zenginleşen siyasiler ortamında; köpekleri bile haram lokma yemeyecek insanlar hâlâ var mı?

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0.3!

Son Güncelleme ( Cumartesi, 12 Ocak 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
© 2012 Avşarcık
Joomla! is Free Software released under the GNU/GPL License.